Yaratıcı düşüncenin doğuşu ve biçimlenmesi sürecinin, koşullu olarak üç safhada meydana geldiğini düşünebilirsiniz. Birinci safha 'sarsılma' (aşırı heyecan), ikinci safha tasavvur etme', üçüncü safha ise 'canlandırma' safhasıdır.
Birinci safhada, senaryo yazarının ileride yazmayı düşündüğü senaryonun materyaliyle tanışması olağanüstü bir öneme sahiptir. Fakat, sıradan olan yüzeysel bir tanışma sağlambir senaryonun yazımı için yeterli değildir. Senaryo yazannın, üzerinde çalışacağı senaryonun materyalini bir de duygusal yönden hissetmesi ve onu özümsemesi gereklidir.Üzerinde çalışma yaptığı materyali özümsemeden senaryoyazmaya kalkışan bir senarist, kendi başına bağımsız ve özgün bir dünya yaratamaz. İlk bakışta yaratmış gibi görünsebile, okuyucuyu veya izleyiciyi o dünyaya sokamaz. Oysa izleyicinin sanatçının dünyasına sokulması, filmi izleme devamlılığı açısından çok önemlidir. Bundan dolayı, materyalsenaryo yazarını heyecanlandırmalı ve bunun sonucundayazar bir sarsıntı geçirmelidir. Dikkat edilirse, çok kısa, şematik ve belirli bir dereceye kadar gelecekteki senaryonunrasyonel bir başlangıcı olmasına rağmen, senaryo yazım planının (senaryo librettosu veya treatment) veya özetinin (synopsis), gelişmesi mümkün olan ve ileride ürün verebilecektohumlar içerdiği ve de yaratıcısının duygusal dünyasını yansıttığı görülebilir.