Burak

Senaryo yazarı, senaryosunu yazarken ister istemez kendi yaşamından çok şey katar. Bazen çok yakından tanıdığı ilginç karakterli bir adamın karakterini olduğu gibi kopyalar veya kendi başından geçen, tanık olduğu, yahut anlatı halinde kendisine aktarılan bir olayı olduğu gibi senaryosuna dahil edebilir.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Sinema
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaşamla devamlı surette ve doğrudan doğruya bir diyalog kurmadan, canlı gözlemlere sahip olmadan sanatsal yaratıcılıktan söz etmek neredeyse olanaksızdır. Ama ne de olsa, sanatçı kendi kendine yaşamdan edindiği dolaysız gözlemlerle kendini sınırlayamaz. Kitaplardan, gazetelerden, dergilerden, hatta sözsel anlatılardan kendine çok şey çıkarabilir. Bu anlamda aktüel basın senaryo yazarına, yaratıcı çalışmaları için çok ilginç ve vazgeçilmez bir materyal oluşturabilir.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Sinema
Senaryo yazarının gerçek yaşamdan bir süje bulup biçimlendirebilmesi için şu özelliklere sahip olması gerekir: 1. Yaşamda karşılaştığı değişik karakterleri, değişik yaşam olgularını, acı veya tatlı olayları, sevinçleri, sarsıntıları gözlemleme ve onların üzerinde dikkatini yoğunlaştırma yeteneğine sahip olmalıdır. Bazen diğer insanların yanından geçip fark edemedikleri veya şöyle bakıp ânında unuttukları önemsiz sayılan fakat anlamlı şeyleri fark edebilmeli ve hafızasında tutabilmelidir. Senaryo yazarı ayrıca, bir not defteri tutup gözlemlerini ve bu gözlemlerle ilgili düşüncelerini kaydetmelidir. 2. Senaryo yazarı, gerçek yaşamdaki gözlemleriyle kendi deneyimlerinin sentezini yapabilmeli ve gözlemlediği olaylardan genel yargılara varabilmeli, olayların felsefi ve sosyal boyutları üzerinde kafa yormalıdır. Bunun yanı sıra, hayal gücünü kullanarak bağımsız herhangi bir olayı veya düşünceyi, bitmiş bir süje haline gelene kadar yürütebilmelidir. Eğer senarist yeteri kadar zengin bir yaşam deneyimineve gözlem birikimine sahip değilse, tek başına çıplak bir fantezi onu kurtarmaya yeterli olmayacaktır.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Sinema
Yaşam, en yaratıcı sanatçının fantezisinden daha zengindir,", diyor V. Turkin ve şöyle devam ediyor: En büyük sanatçılar bile, süjelerini kendi kafalarından yaratmamaktadır. Usta sanatçılar, gerçek yaşamdaki ilginç karakter ve tiplemeleri, ilginç mücadele örneklerini veya olayları gözlemleme yeteneğine ve yetkinliğine sahiptir. Daha sonraları ise, gerçek yaşamdan edindikleri gözlemlerini, iletmek istedikleri ana fikir doğrultusunda kendi fantezilerini, kendi yaratıcı kabiliyetleri ve düşünceleriyle zenginleştirmektedirler
Sayfa 138·Kitabı okudu
Sinema
İnsan sinemada sadece 'ne oluyor'u değil, aynı zamanda 'ne oldu', 'ne oluyor' ve 'ne olacak'ı aynı ânda izlemektedir. Yani insan sinemayı üç zamansal boyutuyla izlemekte ve gördüğü parçaları kendi beyninde toplayıp onlardan anlamsal bir bütün çıkarmaktadır. Fotoğrafın zamansal boyutuysa çok farklıdır. Bu bağlamda sinemasal eylem, fotoğraf, resim veya heykele nazaran sınırlıdır. Çünkü sinema bir yerde başlayıp bir yerde bitiyor. Yani eylem olarak mutlaka sona eriyor. Oysa fotoğraf bir yerde başlamadığı gibi hiç bitmiyor, gözleriniz açık olduğu sürece....
Sayfa 121·Kitabı okudu
Sinema