1916... sonlarına doğru. Ama çok güzel, melek gibi yüzü, kocaman gözleri... sabah gibi ak pak. Ama son zamanlarda, neden bilmiyorum... karşımda görüyorum onu, aynı seni nasıl görüyorsam şimdi. Hemen her gece yatağa yatınca geliyor, orada öyle oturuyor. Elden ne gelir, soruyorsun kendine, "Bu ne iş? Ne oldu?" Belki ona bir şey söyleyebilirdim... belki de söylemişimdir... her şey... (Eşyalara bakar) Öleceğim diye değil, ölmekten korkulmaz. Ama...
BAYARD (Kaygılı) Bu toplumda bir insanın kendi olarak kalabileceğine inanabiliyor musunuz? Milyonlarca insan aç gezerken, birkaç kişinin krallar gibi yaşadığı, bütün bir ırkın borsanın köleleri olduğu... Böyle bir dünyada nasıl kendiniz olarak kalabilirsiniz? Birkaç frank uğruna on saat çalışıyorum ben. Ama hiçbir zaman emek harcamak zorunda kalmadan dünyaya sahip olan insanlar görüyorum. Nasıl ruhum bedenimin olduğu yerde olabilir? Maymun muyum ben?
VON BERG Nerede ruhunuz öyleyse?
DAYARD Gelecekte... İsci sınıfının dünyanın efendisi olacağı günlerde. Bana güven veren şey bunda işte. (Monceau'ya) Ödünç alınmış bir kişilikte değil.