Sorun da burada işte, -dedi Platonov. -Bunların hiçbiri yok hayatımda! İnanır mısınız, bazen birtakım kaygılarım, heyecanlarım, telaşım falan olsun istiyorum. Hiç değilse biri çıkıp tepemi attırsa! Ama ne gezer! Varsa yoksa can sıkıntısı!
İnsanda her şey öyle büyük bir hızla değişir, dönüşür ki ne olduğunu anlamadan bir bakar, karşı konulmaz biçimde bütün yaşam özsuyunu emen bir kurt büyüyüvermiş içinde. Ve pek çok kez yalnızca büyük tutkular değil, değersiz, önemsiz şeylere karşı duyulan istekler bile, büyük utkular için doğmuş bir insanda büyüyüp dal budak salarak ona en yüce, en kutsal yükümlülüklerini unutturacak bir güce ulaşabilir. Denizde kum, insanoğlunda tutku! Üstelik hiçbiri birbirine benzemez! İyisi kötüsü, sıradanı soylusu, başlangıçta hepsi insana boyun eğer gibidir, ama sonra zorbaca ona boyun eğdirir, onun hakimi olurlar. Bunca tutkudan kendine en iyilerini seçebilmiş olanlara ne mutlu!
Ah, siz, sonsuzcasına uzanan yollar! Ne güzelsiniz! Kaç kez boğulmak, yok olmak üzereyken sizlere sarıldım, sonsuz cömertliğinizle çekip çıkardınız, kurtardınız beni! Bütün o büyüleyici düşlerimi, ozanca hayallerimi hep sizlerleyken yaşadım!