Bu kitap, Tolkien'in tabiriyle "katolik dini için çok önemli bir eser" teşkil etmekte. Fakat Hristiyanlığı, mecusiliğin (ya da Mithracıların) gizli tarihini, katolikliğin aslını bilenler için bu kitap aslında sırların açığa çıkarıldığı bir semboller havuzudur.
Tolkien'in "alegorilerden nefret ederim" demesine tezat oluşturacak şekilde, kitabın başından sonuna tüm karakterler kâh gerçek dünyadaki hadiselerin, kâh da gerçek dünya inançlarındaki karakterlerin ve olguların birer yansımasıdır. Başlıca örnekler verecek olursak:
Yüzük sembolizması, aslında Nathan der Weise (Nathan the Wise, Bilge Nathan)'ın Yüzük Meselesi oyununa atfen kitaba ilham veren bir olgu. Tanrının 3 farklı evladına "asıl yüzük bu" diyerek birer yüzük vermesi, ama asıl Tanrısal yüzüğünü en sevdiği evladına vermesi, başka bir deyişle "asıl din, budur" demesini anlatır.
Gandalf'ın Khazad-dum'da Balrog'a (İslamiyet'te ve Musevilikte Zülkarneyn karakteri olan varlığa kötücül bir bakış) "ben gizli ateşin hizmetkarıyım" diye haykırması, "gizli yüzük, gizli inanç, esas güzel ve gerçek olan inanç ateş tapımıdır" manasına gelmektedir. Bu yüzdendir ki "anor" (eski Mısır dilindeki nur) kelimesini de elfçeye bu kitapta işlemiştir.
Aragorn'un parmağındaki "birbirini yiyen iki yılan" şeklinde tarif edilen "Barahir Yüzüğü", döngüsel zaman algısına sahip mecusilik itikadında sıkça kullanılan oroboros'a bir atıftır. Ölüp tekrar dirilen, gidip tekrar gelen, zaman içinde tekrar tekrar başa saran olaylar, kişiler ve olguları sembolize eder. Başka bir deyişle Aragorn, mithracılar tarafından beklenen yarı tanrı bir kralı, yani bir mesih kralı temsil eder.
Bu yüzden de kral olduktan sonra göğsünde Ecthelion ağacını taşır. Bu da yine İslam'da insanlığın cennetten kovulmasına vesile olan yasak ağaçtır. Ölümsüzlüğü, uzun