Bütün dünyada baskı sürüyor. Güçsüzler adaletten yararlanamıyor; fakirlerin hayatı sıkıntı içinde geçiyor. Mahkemeler adaletin parayla satıldığı dükkanlar haline gelmiş. Halktan toplanan fahiş vergiler resmi işler sırasında, dev binaların yapımında, silahlanmada ve diğer gereksiz işlerde çarçur ediliyor. Toprak ve para sahipleri, dini liderler, pornografi üreticileri, kumarbaz patronlar, uyuşturucu madde ve kadın satıcıları, alkol üreticileri; hayatı, sağlığı, namusu ve ahlakı çökertiyorlar ve kimse bunlara dur demiyor!
Bunlar niçin oluyor?
Çünkü yönetimler çürümüş, kötüler güçlenmiş. Devletin kendisi baskı yapıyor ve baskıcılardan yana çıkıyor. Düşüncenin yanlış yollara sapması, ahlakın bozulması, insan gücünün ve yeteneğinin yanlış kullanılması aldatıcı ve sömürücü iş kolları, baskı ve haksızlık, Allah'ın meydana getirdiklerinin yıkılması, insanlığın güç kapılarının anahtarlarının yanlış ellere geçmesi sonucuna götürmüştür. Güç, kötü ve düzenbaz ellerin idaresinde olduğu sürece insanlık doğru yolu bulamayacaktır.
Sayfa 260 - Pınar yayınları / 4. Baskı