Tesadüfen keşfedilmiş amansız çırpınış:
Yangınını kendi çıkaran, besleyip büyüten,
Başkalarında kendini eskiten yolculuk,
Çalınan her kapıda çekici bir ten,
Santim santim ilerleyişi keskin öfkenin,
Hazzın derin hükmü: ziyaretsiz tutuklulu.
Karanlık suların, sivri yapıların dibinde
Çırpınıp durdu, boğuldu ve kurtuldu kendi kirinde
Yağmaktan bıkmış bir yağmur gibi dindim
Başlayan öykülere sesimi verdim
Kimse sızamadı acıma: kusursuz yalnız
Derin bir uykudan, çarpışmayla irkildim
Mora çalan yalancı şafakların izinde
Derin hiçliklere gizledi sesimi
Karanlıkta parlayan uyumsuz çığlık
Sığ sanılan derin ve karanlık suların
Belki de en derin yerinde yittim.