Bu kitap Aşağıdaki iki nektup için dahi okunmaya değer,
Ülkenin gecen zaman içinde nereden nereye geldiğini ülkeyi yöneten anlayışın 1940'lı yıllardan 2000'li yıllara gelişinde devletin
Açıkcası bu kitaptan beklentim çok daha yüksekti. Konular arasında ki bağlantı çok zayıftı. Çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim ama okuduğum için pişman değilim.
Youtube’da kitap önerileri veren bir kanalın -şimdi adını vermeyeyim- önerisiyle En İyi 5 (veya 10) Aşk Romanı adında önerdikleri romanlardan biriydi. Öncelikle şunu belirtmem lazım, eli yüzü düzgün görünen herkesin önerisi ciddiye alınmamalıymış. Kitabı sesli bir şekilde dinledim, ve sonuna kadar ısrarla bekledim, en iyi aşk romanı olma özelliği nerede karşıma çıkacak diye. Kitabı tamamen bitirdim, ittire kaktıra ve sadece şunu söyleyeyim: Kitap tek kelime ile HAYALKIRIKLIĞI. Aşk romanı diye dinlediğim kitapta aşk yok, tutku var. Bol bol +18 içerikli bölümler var ve gerçek manada midem kalktı. Bunu aşk diye önermelerine aşırı kızgınım. Nasıl bir kafa var insanlarda anlamıyorum, öyle kitaplar okudum ki, zerre +18 içerik olmadan insanın kalbini titreten romanlardı bunlar. Ama romanda birbirine sevgi duymayan sadece tutku duyan insanların olmayan aşkını aramak beni çok yordu ve sinirlendirdi. Öte yandan kitapta yer alan sanayileşme ve para hırsının ele alınma biçimi etkileyiciydi bu konuda hakkını vermek lazım. Ama bana kalırsa kitap kadın-erkek ilişkisinden öteye geçemeyen, ve bir erkek tarafından yazıldığı belli olan bir kitap. Üzgünüm, olmayan şeyleri kitaba atfedemeyeceğim.