"Sonra, o kimisi ele avuca sığmaz, kimisi miskin ve alil ve kimisi aptal köy çocuklarıyla her gün saatlerce bir odada kapalı yaşayarak, bu çocukların türlü eza ve cefasına ve analarıyla babalarının da ayrıca türlü densizlik ve hakaretine uğrayarak geçen senelerin her biri hiç değilse birkaç yıla benziyor, insanı öyle yıpratıyor, öyle öldürüyordu!"
"Mutluluğunun kaynağı derin geçmişinde yatıyordu. Evlatlık olarak büyümüş, odalarını başka çocuklarla paylaşmış, genç yaşta evlenmiş, kocasının evine taşınmış ve bütün hayatı boyunca kendi odasının özlemini çekmişti. Ergenlik çağında Virginia Woolf'un Kendine Ait Bir Oda adlı kitabından derinden etkilenmişti. Şimdi onu mutlu eden şey, huzurevinde de olsa seksen yaşında nihayet kendine ait bir odasının olmasıydı."