Hellüüü, bu kitap hakkında ne yorum yapsam gerçekten çok kararsız kaldım.
Öncelikle spoiler içeren şeyler yazabilirim affola.
Normalde serinin ilk 2 kitabına 10 veren biri olarak bu kitaba 8 puan verdim çünkü birincisi Gökçen beni ara ara bayağı gıcık etti. İkincisi de Pamuk ve Kepçük hep masum masum yazılırken bir anda bu kadar açık açık smut sahneler olması pek hoş gelmedi bana. Emek... Seni çok fazla tanımadık maalesef ama şehit olduğun yerde bu serinin hiç bir kitabında ağlamadığım halde ağladım. Senin tek isteğin bir aileydi oysa keşke güzel bir ailen olsaydı.
Aybüke ve Süleyman'a ise aşırı mutlu oldum. Benim favori karakterim Aybüke zaten aşk kadın.
Selamm, hemen kitap hakkındaki yorumuma geçiyorum.
Bu kitapta Aybüke başkana aşık oldum galiba. O kadar güçlü bir karakter ki. Kafede kızları savunması kalp ben müthişti. O kadar çok altını çizdiğim sayfa oldu ki.
Barut timi hepinizi çok seviyorum gençler. Tam gaz devam.
Ve tabiki Kepçük'ün güzel ailesi sizi okurken içim sıcacık oluyor. Son olarak Kepçük :')
Hepimiz hayatımızda Kepçük gibi birini istiyoruz kızlar dimii... Bu kitapta yer yer üzüldüm, yer yer kahkaha attım. Yine harika bir kitaptı.
Unutmadan şunu da ekleyeyim geçmişe dönüş sahnelerine bayılıyorum. Ve hemen 3. kitaba başlıyorum. Henüz başlamayanlar bence hemen başlasın bu seriye.
Sert adımları değdiği her yeri yakarken arkasından "Komutanım!" diye bağıran Timur'u duyuyor ama umursamıyordu. Timur şiddetle bağırmaya devam etti : "Komutanım! Komutanım! Lan, komutanım!"
Umursamamaya devam etti. Ama Timur kolunu kavrayıp, var gücüyle kendine çevirince kararlı adımları yön değiştirmek zorunda kaldı. "Bırak" deyip kolunu geri çekti anında.
Timur kolunu bıraktı ama peşini bırakmaya pek niyetli değildi.
"Nereye?"
"Cehennemin dibine, Timur" dedi. "Gelecek misin sen de?"
Cevap için beklemedi Timur.
"Gerekirse evet."