Buse Yılmaz

Buse Yılmaz
@buse6ylmz
Puan vermedi
De Profundis; yani derinlik... Böyle başlar Oscar Wilde’ın eşsiz mektubu. Aslında bu uzun bir mektup. Oscar Wilde tarafından arkadaşı Alfred Douglas'a , Douglas'ın babası tarafından eşcinsellik ile suçlanıp, mahkeme sonucu hapis cezası aldığı ve cezasının bir bölümünü geçirdiği Reading Hapishanesi'nden yazılmış. Yazdığı bu mektup Douglas'ın eline geçmemiş ve 1905 yılında yayımlanıp okurlarıyla buluşmuş. Edebiyat tarihinin ünlü mektuplarından bir tanesi kabul edilen De Profundis, bir hesaplaşma aslında. Genel olarak Oscar Wilde arkadaşına kendisini sefahate sürüklediği ve sonra da sahip çıkmadığı için sitem ve suçlamalar ile dolu olsa da aslında bir iç dökme, bir hesaplaşma. Mektubu okurken yazarın hayata, sanata, insanlara ve en önemlisi kendisine bakışını, geliştirdiği felsefeyi, pişmanlıklarını, mutluluklarını okuyorsunuz. Arkadaşını belli konularda suçlarken aslında kendisi ile de vicdan muhakemesine tanıklık ediyorsunuz ve büyük bir açıklıkla yazarı kendi kaleminden okuyup daha iyi tanıyabiliyorsunuz. Andre Gide’nin kişisel anılarını yazdığı önsöz en az kitap kadar güzel. Okuduğum en iyi aşk mektubu.
1000Kitap
De ProfundisOscar Wilde · Can Yayınları · 20175bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·48 syf.··
2024 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2024 12:06
Ágota Kristóf’un kaleme aldığı tek otobiyografik metni Okumaz Yazmaz. Kendi doğup büyüdüğü Macaristan’da yatılı okulda öğrenci olduğu, yoksulluk ile yüz yüze geldiği, Stalin’in ölümü ile ülkesinin değişen kaderi, kocası ve bebeğiyle henüz yirmi bir yaşında sığınmacı olarak gittiği İsviçre... Her şeye rağmen kalbinde küçüklükten itibaren eline ne geçerse okuma sevdası ve yazarlığın süreklilik getirdiği bilinci. Kendi hayatı için verdiği mücadele, savaşın hayatına getirdiği memleket hasreti, yabancı dil ile yaşadığı sorunlara rağmen ne olursa olsun yazacağına olan inancı ve istikrarı takdir edilesi. Azıcık sayfasına rağmen okurun yüreğine taş gibi oturuyor. “Okuyorum. Hastalık gibi bir şey bu. Elime ne geçerse, gözüm neye değerse okuyorum: dergiler, okul kitapla­rı, ilanlar, sokakta bulduğum kağıt parçaları, yemek tarif­leri, çocuk kitapları. Kağıda basılmış ne varsa.” Okumaz Yazmaz "Okullardan cahil bir nesil mezun oluyor."
Edebiyat
Okumaz YazmazAgota Kristof · Can Yayınları · 20233,711 okunma