İlk bölümlerde karakteri tanıyoruz, yaşanılması gerektiği gibi yaşadığını işini - eşini - dostunu ve ilk sayfalardan da kendini belli eden çoğumuzun hayatlarında da var olan o insanlarla da karşılaşıyoruz "Yalancıktan üzülüp kendi çıkarlarını düşünen" insanlarla...
Sonrasında ise İvan İlyiç'ten dinliyoruz hayatını; mutlu - huzurlu
sonra huzur kaçıran günleri ile akıp geçerken ölmekte olduğu zamanı okuyoruz.
Ölüm acı gerçeklerle yüzleşmesini sağlayacak kadar yakınında oluyor. Karısının "Gerçek bu değil. Yaşadığın ve yaşamakta olduğun her şey yalan. Senden hayatı da ölümü de gizleyen koca bir yalan yaşadın sen." sözleri ile gerçeklerle yüzleşmesi daha da netleşiyor...
Özetle; başarılı bir okul hayatı, iyisiyle kötüsüyle geçen hayat ve son yüzleşme: öldükten sonra kimin senin yerine geçeceğini düşünen sahte arkadaşlar, huzursuz-sevgisiz ölümünden çok sonucundan gelecek parayı düşünen bir eş. Ölümün bedeninde yarattığı acıyı dindirmekm için gerekli olan güzel yaşanmışlıkların yerini kaplayan gerçeklerle yüzleşmenin ruhunu da acıtması ile sonlanıyor...