"Evliliğimi kurtarmanın en iyi yolu onu bitirmektir. İdeal evlilik ilişkisi her insanın da yaşamını sürdürmesi için bu ilişkiye muhtaç olmadığı zaman kurulandır. Biriyle tam bir ilişki kurabilmen için önce kendinle ilişki kurabilmelisin. Eğer kendi yalnızlığımızı kucaklayamazsak inzivaya karşı kalkan olarak başka birini kullanırız. Yalnızca bir kartal gibi yaşayabilen insan -kimsenin seni seyretmesine ihtiyaç duymadan- başka birine sevgisini verebilir. Yalnızca o zaman o insan bir başkasının büyümesi ve gelişmesiyle ilgilenebilir. Eğer insan evliliğini bitiremiyorsa o evlilik zaten bitmiş demektir."
"İnsanın yirmi yaşında sevdiği insanın elinden dünyayı armağan olarak alması ne büyük bir şans! Aynı şekilde bu dünyada yerini tam olarak bulabilmek de büyük şans. Her şeyimizi paylaşıyorduk; yine de kendime ait bir yaşantım vardı; kendi dostlarım,uğraşılarım,işim ve kaygılarım. Keyfimce geceyi müşfik bir omza yaslanarak ya da şimdi olduğu gibi odamda, bir genç kız gibi yalnız geçirebiliyordum. O iki adım ötede çalışırken uykuya dalmak! Yıllar var ki aramızdaki istek söndü ama birbirimize o kadar bağlıyız ki bedenlerimizin birleşmesi artık fazla bir önem taşımıyor."
Aşk neydi? Kime göreydi aşk? İçini ısıtan bir kaçamak bakıştı belki. Ufacık bir dokunuşta kalbinde hissettiğin o titreşimdi. Hayatın boyunca mumla da arasan yine sen hiç bakmadığında gelendi aşk. Kaybetmekten korktukların için feda ettiğindi belki. Tam kendimi buldum dediğinde bir daha düşün dedirtendi aşk. Ateşin içindeki bir kalple ömür boyu umut ettirendi.