Çünkü derin bir huzur vardı içimde, büyük bir mutluluk. Bilmemenin mutluluğu, anlamadan kabul etmenin huzuru, düşünmeden hissedebilmenin doygunluğu. Bilmek her zaman güzel değildi. Anlamak sevinç vermiyordu her zaman .Çözmek aklı doyursa da ruha iyi gelmiyordu.
Bazen melekler kıskanır masumiyetimizi, bazen kötülüğümüzü görür de kaçacak yer arar şeytan. Hayat şekle sokulamaz; nefes hapsedilemez istek bağlanamaz nefs hiçbir zaman tümüyle öldürülemez. İyi mi yararlıdır yoksa kötü mü her zaman bilinemez. Gün gelir bir kötülük bir iyilikten daha faydalı olur.
Çünkü her varoluşun bir anlamı, bir gereği vardır. Çoğu zaman mesele Tanrı'nın ne olduğu değil, bizim onda ne gördüğümüzdür. Sevgi dolu olanlar merhameti görür, zalim olanlar şiddeti. Zeki olanlar aklı görür, aptal olanlar kör inancı, alimler bilimi görür, cahiller mucizeyi.
Sen balıkçı olmak için doğdun, balık da balık olmak için. Koca Di Maggio’nun babası San Pedro da balıkçıydı. Onu ilgilendiren her şey üzerinde durup düşünmek hoşuna gidiyordu, okuyacak bir şeyi, radyosu falan da olmadığı için gene günah üstüne düşünmeye koyuldu. Övünmek için öldürdün onu, çünkü sen bir balıkçısın. Canlıyken seviyordun onu, öldürdükten sonra da sevdin. E, seviyorsan, öldürmen günah değildir onu. Yoksa daha mı günah?