📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"'Evladım biz senden hoşnuduz. Ama ne yapalım, müdüre karşı çıkılmaz. Sürgün ederler bakarsın. Çoluk çocuk perişan oluruz."
Zeynep, sırtını okşadı onun,
'Kabahat senin demeye de dilim varmıyor canım anacığım ama bunca haksızlığa uğradığımız zaten bu yüzdendir. Biz birlik olmadıkça bize daha çok şey ederler.'"
" - 'Nişanlın neden kafeste' diye sordum. Halkını sevdiği içinmiş.
"+ 'Sen niye buradasın?' diye sordum Nevin'e.
O da halkını sevdiği için buradaymış. Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim. Halkını sevenler hep kafese giriyor."
Son zamanlarda okuduğum, sevmediğim ve beni hüsrana kitaplardan sonra ilaç gibi geldi bu kitap.
Bu tarz fantastik, sihirli ve tesadüfi olayların yaşandığı kitapları hep çok sevmişimdir. Genelde denk geldikçe de hepsini alıp okurum.
5 hikayenin yer aldığı bir kitap. Bir şekilde tapınağa yolu düşen 5 karakterimizin hikayeleri ele alınmış. Her hikayede bir karakterin çok istediği, dilediği bir şeyi yaşamasıyla gelişen olay zinciri ve karakterin farkındalıkları anlatılıyor. Onlara görünen Alacakaranlık Çarşısı, her insana görünen bir yer değil. Yalnızca ruhen kaybolmuş insanlara görünüyor ve bu çarşıdaki Sihirli Şeker Dükkanı o kaybolan ruhlara yeniden rehber olmak için karşılarında beliriyor, onların ihtiyacı olan şekerlere ulaşmasında aracı oluyor. Dükkanın sahibi olan Kogetsu, yarı insan yarı tilki. Aşırı da yakışıklı biri. Peki asıl önemli olan mesele Kogetsu insanlara yol göstermeye, onların ruhlarını anlamaya nasıl başlamış? Okurken her şeyin cevabını alacaksınız. Ve çok da keyifle okuyacağınıza eminim. Anlatım dili akıcı, karakterler karışık değil. Kafanız kitaptan bir an olsun dağılmadan, sıkılmadan tek seferde okuyacağınız bir kitap.
Aslında insan burnunun dibindeki gerçeklerin farkında olmadan onlarca yılını geçirip gidiyor… Aklında hep sorular dönüp duruyor fakat bu soruların cevaplarını nerede araması gerektiğini bilemeden savrulup duruyor. Bazen sorulan sorunun cevabı bakmayı aklınızdan dahi geçirmediğiniz yerde olabiliyor. Hissettiğiniz hislerin kaynağı hiç konduramadığınız kişilerden kaynaklı olabiliyor. Söylemek için yanıp tutuşurken hep içinize attığınız o cümleler yaşamanız gereken güzellikleri kaçırmanıza sebep olabiliyor. Bir şeyler yapmak isteyip hiç adım atamamak sizi birçok şeyden mahrum bırakabiliyor.
Aslında insan kendisine en büyük engelin yine