kitaplarda kaybolmuş

kitaplarda kaybolmuş
@buseee0101
Reklam
Satranç
Puan vermedi·83 syf.·
2025 32. kitabı
Kitap New York’a gitmekte olan bi gemide, dünya satranç şampiyonu olan Mikro Czentovic ve Mikro ile gemide satranç oynayan 2 kişinin arkasında seyirci olan ama sonrasında üstün satranç bilgisiyle oyunla ilgili o iki oyuncuya bilgi veren Dr. B. arasında geçiyor. İki oyuncuya verdiği bilgilerle Mikro’nun dikkatini çeken Dr. B. Mikro’yla karşılıklı satranç oynamasını ve Dr. B’nin zihinsel bir varoluş mücadelesini anlatır. Analiz (Spoilerlı) Mikro karakteri; soğuk, duygusuz ve mekanik bir insan. Büyük bir yetenekle satranç oynasa da içsel olarak tamamen bomboş bir karakter. Dr. B. ise Avusturyalı kültürlü ve entellektüel bir insan. Gestapo tarafından tecrit edilmiş ve tamamen bir hiçliğin ortasında yaşamaya esir edilmiş. Gün içinde yapacağı hiçbir şey yok. Ve bu gerçekten bi insanı delirtebilir, okuduğunuz zaman da o kadar içinize işliyor ki bi yerden sonra Dr. B’yi iliklerinize kadar anlar hale geliyorsunuz. Bir gün bi satranç kitabı bulup gizlice odasına götürmesiyle hayat onun için değişmeye başlıyor. Çünkü bi yerde onu deliliğe sürükleyecek şey bu. En başta tek amacı bu hiçlikten kurtulmakken sonrasında bu bi deliliğe giden bi yol haline geliyor. Kendi zihninde iki türlü “ben” oluşturmasıyla kimlik bölünmesi yaşıyor ve bu kısım bi insan için gerçekten korkunç. Kendisiyle rakip oluyor ve kendisine karşı oynuyor. Asla tam olarak kazanamayacak ama her gün bunun kavgasını yüzlerce kez veriyor. Satrancı en başta kurtuluş olarak görmesi ama sonrasında bi yıkıma sebep olması… Ve yazar bunu o kadar güzel bir şekilde işliyor ki, ilk başka nasıl olacak o dediğiniz şeyi okudukça mantığa oturtup o karakteri anlamaya ve o karakterin deliliğe sürüklenmesine eşlik ediyormuş gibi hissediyorsunuz. Baktığın zaman Dr. B’nin içinde bulunduğu bu durum insan zihninin sınırsız
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Yaşamak
Puan vermedi·210 syf.·
2025 31. kitabı
Kitap Çin’de yaşayan Fugui adında bi adamın gençliğinden başlayarak yaşamını anlatır. Evli ve varlıklı bi aileden olan genç Fugui ailesinin tüm servetini kumarda kaybeder ve bununla beraber gelen yoksulluğunu, Çin’in siyasi durumuna değinen bi yaşam öyküsünü okuyoruz. Yazar kitabı onca kayıba rağmen melankolik bi dille yazmamış, çok sakin ve sıradan bi şekilde anlatmış her şeyi. Spoiler Fugui’nin gençliğini okurken hayatının devamında yaşadıklarının biraz yaptığı seçimlerinden doğduğunu ve dahası başına gelenleri bi yere kadar hak ettiğini düşünüyordum. Gençliğinde sorumsuz, bencil, zevkine düşkün bi adam. Özellikle karısı onu beklerken onun gidip başka kadınlarla beraber olması veya tüm atalarından kalan servetini durmaksızın kumara harcaması gibi sebeplerden. Yaptığı şeyler benim normal karşılayabileceğim şeyler değil çünkü ileriki zamanlarda sırf oğlunu okutabilmek için kızını başka bi aileye evlatlık olarak verip karşılığında para alma peşindeydi ve bu kötü bi ebevynlik modeli. Bunun yanı sıra oğlunu sürekli dövmesi, sınıfta herkesin önünde aşağılaması gibi sebepler onun kötü bi ebeveyn olduğunu düşünmeme sebep oldu. Ama sonrasında bunun aynı zamanla bi kültür olduğunu da gördüm. Yani Çin’in o döneminde otoriter bi baba olmanın yolu bunlardan geçiyormuş. Bunu biliyor ve bu şekilde uyguluyor. Ama yine de bu yaptıklarını normalleştirmiyor. Kitap Fugui karakterini ne çok iyi ne de çok kötü bi karakter olarak sunuyor bize. Fugui karakterini okurken yazarın sanki okuyucuya “bak, bu adam böyleydi onu hemen yargılama veya affetme. Sadece gör, düşün, sorgula” diyor. Aynı zamanda karakter değişimi de okuyoruz kitap boyunca. İlk zamanlarında zevk düşkünü, sorumsuz birisiyken ilerisinde yaşadıkları, verdiği kayıplarla beraber onun değişimini görüyoruz. Özellikle tüm
1000Kitap
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,1bin okunma