Herkesin kendi yoluna gittiği dakikadan başlayarak o benim için ölmüştü, artık geçmişime aitti, bugünüme değil. İçimde taşıdığım bir hayaletti, tarihöncesi bir hayal, artık gerçek olmayan bir nesneydi.
Orada geçirdiği günler boyunca keşfettikleri arasında kuşku duymadığı tek şey şuydu: düşüyordu. Anlamadığı şeyse şuydu: Mademki düşüyordu kendisini yakalaması nasıl beklenirdi? İnsan aynı anda hem tepede hem dipte olabilir miydi?