Fakir Baykurt'un Eşekli Kütüphaneci adlı eseri, gerçek bir hikayeden esinlenerek kaleme alınmıştır. Kitap, 1940'lı yıllarda Ürgüp'te görev yapan Mustafa Güzelgöz'ün, kısıtlı olanaklarla halkı kitapla buluşma çabasını anlatır.Kitabı sindirerek,tane tane okudum.Tadı damağımda kaldı bitsin istemedim.Fakir Baykurt'la tanışmak için neden bu kadar geç kalmışım diye düşündüm.Çok yalın,samimi ve akıcı bir üslupla yazılmış kitabımız.Kendinizi sanki kahramanla sohbet edermişcesine kitabın içinde buluyorsunuz bir anda.Herkesin bu kitapla,Eşekli Kütüphaneci'yle tanışmasını isterim.Hikayemize gelecek olursak:
Mustafa Güzelgöz namı değer Eşekli Kütüphanecimiz eşeklerin sırtlarına kitaplar yükleyerek köylere,çevreye kitapları taşır,götürür,halkın aydınlanması için çabalar sarfeder. Nitekim başarılı da olur. Kadınlar için dikiş makineleri,beşikler getirtir kütüphaneye. Kendini bu işe adayan karakterimiz tüm fırsatları değerlendirir,yollar açar.Didinir,çabalar eğitim için. Bir gün müfettiş beyin 'görevini kötüye kullanma' nedeniyle eşekli kütüphanecimiz emekli olmak durumunda kalır. Bu onun içinde dinmeyen bir acının başlangıcıdır. Kabuğuna çekilir,haksızlığı dillendirmez.Ama hiçbir zaman halkından da ümidini kesmez.Aydınlık bir gelecek için elinden gelen her şeyi yapar.
Roman, toplumun eğitim ve kültüre erişiminin önemini vurgularken, azim ve fedakarlığın ne başarabileceğini gösterir. Ayrıca, bireyin toplumsal sorumluluk bilinciyle nasıl büyük değişimler yaratabileceğini etkileyici bir dille anlatır.Şikdiden okuyacak olan,okuyan herkese iyi okumalar diliyorum.