Öncelikle kitap bir aşk romanı gibi geçse de,
çoğu zaman özellikle son bölümlerde yoğun bir savaş ve mücadele kitabına dönüyor. İyi ki dönüyor, çünkü kitabı okurken sadece oralarından etkilenebildim.
Bu kadar sevilen, Süreyya ve Zaki aşkı ile tanınan kitapta ben aşkı hissedemedim nedense. Yazar duygusal boyuttan ziyade daha çok aralarındaki tensel çekimden bahsediyordu, sanırım bana geçmemesinin sebebi bu.
*Spoiler
Hele Zaki’nin başka bir kadından çocuğu olduğu kısımda çıldırdım. Bir kere doktora gidip, bir daha gitmediler bile. Türkiye’de evlat edinme fikrini ise hemen geçiştirdiler.
Zakiya konusuna hiç değinmiyorum.. 16 yaşında ne annesi ne babasının durumunu umursamadan amerikaya nişanlısına gitti direkt?? Ee bir dur belki babandan haber alırdınız bu ne acele?
Ayrıca kitapta mantık hataları, isim karıştırmalar (yayınevinden kaynaklı sanırım) vardı. Bu da okurken konuya tam giremememe neden oldu sanırım. Siyasi isimleri övmeye çalışırken ki diyaloglar ise çok acemice geldi bana.
Genel özet olarak bence; Okunur mu? Evet okunur. Mükemmel bir aşk hikayesi mi? Asla.