Buse Yamak Şarman

8/10
·303 syf.··
2026 1. kitabı
·
160 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 00:35
Sarı Yüz, beni sadece hikâyesiyle değil, yarattığı rahatsızlık hissiyle de etkileyen bir kitap oldu. Okurken keyif almakla huzursuz olmak arasında gidip geldim. Kitabın gücü tam olarak burada yatıyor; yazar okura konforlu bir alan sunmak yerine onu sorgulamaya, taraf olmaya ve kendi sınırlarıyla yüzleşmeye zorluyor. Hikâye, günümüz dünyasının görünmeyen ama fazlasıyla tanıdık bir yüzünü cesurca ortaya koyuyor. Başlangıçta basit gibi görünen olaylar ilerledikçe derinleşiyor ve ana karakterin iç dünyasıyla birlikte okurun bakış açısı da dönüşüyor. Ana karakterle empati kurmak kolay değil; zaman zaman ona kızıyor, zaman zaman onu anlamaya çalışıyorsun. Bu çelişkili hisler, hikâyeyi daha gerçek ve etkileyici kılıyor. En sevdiğim tarafı, konunun alışılmış kalıplara yaslanmamasıydı. Popüler meseleleri yüzeysel bir anlatıya sıkıştırmak yerine etik, kimlik ve başarı kavramlarını sorgulayan bir hikâye kurulmuş. Akıcı dili sayesinde hızlı okunuyor ama etkisi hızlı geçmiyor; bitirdikten sonra bile bazı sahneler ve düşünceler zihinde kalıyor. Sarı Yüz, herkese hitap eden bir kitap olmayabilir ama farklı olmayı, rahatsız etmeyi ve düşündürmeyi başaran bir roman. Benim için “iyi bir hikâye okudum” demekten çok daha fazlasıydı; edebi anlamda güçlü ve kesinlikle konuşulmayı hak eden bir okuma. Bu yüzden 10 üzerinden 8.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Reklam
7/10
·144 syf.··
2025 3. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 15:51
Osamu Dazai’yi ilk kez okudum ve Pandora’nın Kutusu kesinlikle kolay sindirilecek bir kitap değildi ama bir şekilde içine çekiyor. Hikâyede çok büyük olaylar yaşanmıyor gibi ama satır aralarında dolaşan o duygu yoğunluğu epey hissediliyor. Ana karakterin gözünden bakmak, dünyayı onun biraz kopuk ama derin bakışıyla izlemek yer yer yorucuydu ama bir o kadar da etkileyiciydi. Bazı bölümler gerçekten ağır geldi, bazı yerlerdeyse karakterlere tam yaklaşacakken sanki uzaklaştım. Ama belki de yazarın yaratmak istediği o uzaklık hissiydi zaten. Kitabın genelinde hep bir “anlamaya çalışıyorum ama bir şeyler eksik kalıyor” hali vardı. Bunu sevdim mi emin değilim ama düşündürdü, o kesin. Dazai’nin dili sade ama bazı cümleler bayağı etkiledi beni. Hani ne dediğini tam çözemiyorsun ama bir şekilde seni yakalıyor ya, öyle bir şey. Belki de en çok o hissi sevdim. Okurken zaman zaman bunalttı, ama aynı zamanda merak da ettirdi. Beni tam olarak içine almasa da, bir yerlerde içime dokunan bir şeyler bıraktı. Genel olarak tam bayıldım diyemem ama aklımda kalacak bir kitap oldu. Sessiz sakin ama biraz da karanlık bir iç yolculuk gibi hissettirdi. Dazai’yle tanışma kitabım böyle oldu, diğer kitaplarını okumak istiyorum açıkçası.
Pandora'nın KutusuOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20236bin okunma
8/10
·256 syf.··
2025 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2025 22:42
İnsanlık nereye evriliyor sorusunu biraz da iç burkan bir şekilde sorduruyor bu kitap. İlk bölümlerde klasik bir uzaylı teması gibi ilerliyor gibi görünse de, çok geçmeden bambaşka bir yere çekiyor insanı. Clarke’ın anlatımı sade ama bazı cümleler öyle noktalara dokunuyor ki, okurken bir an durup sadece düşündüğüm oldu. Hikâye ilerledikçe iş sadece bilimkurgudan çıkıp daha derin, daha insani bir sorgulamaya dönüşüyor. Özellikle son bölümlerde hissettiklerim şaşırtıcıydı. Hüzün, hayranlık, biraz da boşluk… Finali öyle bir kapanış yapıyor ki, sayfayı çevirip devamı var mı diye tekrar tekrar kontrol ettim. O kadar büyük ama aynı zamanda sessiz bir etki bırakıyor. Bilimkurgu okuyan biriysen zaten kaçmaz ama bu türle çok ilgisi olmayan biri için bile unutulmayacak bir deneyim olabilir. Çünkü mesele aslında uzaylılar değil; biziz, insanlık. Kitabın kapağını kapattım ama kafamda hâlâ dönüp duran sahneler var.
1000Kitap
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,365 okunma
9/10
·560 syf.··
2025 1. kitabı
·
126 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 14:09
Bazı kitaplar vardır; sayfalarını çevirirken karakterlerin adımları sizin kalbinizde yankılanır. İşte Ejderha Cunhuriyeti tam da böyle bir kitap. İlk kitap Haşhaş Savaşı ile tanıdığımız Rin, artık sadece hayatta kalmaya çalışan bir yetim değil; gücün, öfkenin ve adaletin peşindeki bir savaşçı. Fakat bu sefer savaştığı tek şey düşmanlar değil kendisiyle, geçmişiyle ve ona dayatılan kaderle de hesaplaşıyor. Kitap boyunca Rin’in içsel kırılmalarına, karanlıkla kurduğu bağa ve sadakatle ihaneti ayırt etmenin ne kadar zor olduğuna tanık oluyoruz. Kuang’ın kalemi sivri, doğrudan ve duygusal. Savaşın tüm o kanlı gerçekliğini hissettirirken, karakterlerin iç dünyasını da çok katmanlı şekilde işliyor. Özellikle Rin’in Anka Tanrısı ile olan ilişkisi, fantastik kurgudan çok psikolojik bir çatışma gibi hissettiriyor. Kimi zaman durup “Ben olsaydım ne yapardım?” sorusunu sormak kaçınılmaz Ejderha Cumhuriyeti bir devam kitabı olmanın ötesinde; bir dönüşümün, düşüşün ve yeniden ayağa kalkışın romanı. Okurken hem sürüklendim hem duraksadım. Bazen sinirlendim, bazen hayran kaldım. Ama her sayfasında bir şey hissettim. Ve bu, iyi bir kitabın bence en önemli göstergesi.
Ejderha CumhuriyetiR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20221,030 okunma
9/10
·624 syf.··
2024 3. kitabı
·
223 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2024 23:27
Sonsuza Dek Dostuz” Kitap, arkadaşlık, sadakat, affetme ve kayıpların duygusal ağırlığını işler. Aynı zamanda 1970’lerden başlayarak Amerika’nın sosyal değişimlerini ve kültürel arka planını yansıtırken, iki kadının hayata dair seçimlerini ve pişmanlıklarını da derinlemesine anlatır. Gerçekten uzun zamandır bu kitabı bitirmeye çalışıyorum. Maalesef bu yıl hiç kitap okuyamadım desem yeridir. Doğru düzgün hiçbir şeye vakit bulamadım. Neyse sonunda kitabı bitirebildim ama ben de bittim. O kadar güzel bir kitapla karşı karşıyayız ki gerçekten okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Dostluk, sevgi, ayrılık, mutluluk, hüzün hepsini tek tek iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Kate ve Tully’nin lise başından ömürlerinin gittiği yere kadar olan çok özel dostluğunu okuyoruz. Birbirilerinden o kadar farklı iki kişinin nasıl anlaştığını ya da yeri geldiğinde nasıl anlaşamadığını ama yine de bazı şeylerin devam ettiğini edebildiğini görüyoruz. Tabi ki aşk olmazsa olmazımız. Birinin hayatının aşkını bulup diğerinin yalnızlığı tattığı bu hikaye de gerçekten duygulanmamanız elde değil. Hele ki son 150 sayfa gerçekten kalbinizi kırmaya yetecek. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve tabiki son olmayacak. Lütfen kitabın sayfa sayısı sizi korkutmasın ve mutlaka okuyun.
Ateşböceği YoluKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20169,6bin okunma
Reklam