Her şey neden bu kadar hüzünlü görünüyordu peki? Anlayabildiğimiz için, anladığımız o şeyi çok iyi bildiğimiz için, değil mi? Ne kadar farklı olabilirdik ki birbirimizden? Dünyanın öbür ucuna yürüsem de kasabalar kasaba, şehirler şehir, insanlar insandı. Ve bunca aynılığa rağmen, insalar hep, insanlar daima, insanlar her yerde yalnızdı.
Ne garip, biraz kendini deşmeye kalksa, insan, sonunda olduğunu sandığı kişinin tam tersi çıkıyor. Sokakta görse yüzünü buruşturup asla böyle biri olmak istemezdim dediği kimse, işte o çıkıyor insan.