Söylenen her söz binamıza eklenen yeni bir tuğla ekler . Bu yüzden ağzımızdan kaçmamalı kelimeler. Onlar bizim mahkumlarımızdır, izin verdiğimizde çıkmalıdır dışarıya.
Şimdi dönüp düşündüğümde, iki yakanın bir araya nasıl bir güzellikte geldiğini, her düğmeyi kendi iliğine nasıl muntazam iliklediğimi, şafak sökmeye yakın boynuma çok şık bir kravat gibi dolanan aşk dolu iki koldan anlıyorum.
Çünkü bazen “özledim” demezsin, yastığının kılıfını değişmedim dersin
Çünkü özlediğin hangi üniversiteyi bitirmiş olursa olsun kokusunun sindiği yastığın dilini ve edebiyatını bilir.