Büşra

Büşra
@busraacinarr
öğrenci
hukuk
8 Ağustos
223 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·264 syf.··
2021 2. kitabı
Savaş ve çocuk yan yana bile gelmemesi gereken kelimeler gibi mi geliyor ? Bir yetişkin olarak satır atlamak istediğiniz, tasvirleri gözünüzde canlandırmaktan kaçındığınız, yutkunamadığınız ve etkisinden çıkamadığınız bu kitapta yazılanlar bir çocuğun savaşta yaşadıkları...Üstelik bunu yaşayan, böylesi kötülüklere şahit olan tek çocuk da değil. Bu gerçekle bu kitabı okumaya çalışmak kalbinizi yoruyor. İnsanlar ve belki bütün canlılar her zaman farklı olanı dışlama eğilimindedir. Farklı olanı öldürme hakkına bile sahiplerdir. ''Farklı bir saç ve göz rengiyle nasıl bir üstünlüğü olabiliyordu bazılarının diğerlerine karşı ?'' (s.100) ''Yakaladıkları Yahudileri ve Çingeneleri yakmak için koca koca fırınlar yaptıklarına inanılan insanların, diğerlerinin göz ve saçlarının rengini değiştirmesi daha kolay olmaz mıydı acaba ?'' (s.109) Sorun hiçbir zaman renklerimizin, inanışlarımızın, doğrularımızın farklılığı olmazdı kalplerimiz de farklı olmasaydı. Bazı kalpler bu kadar kötü olmasaydı... (Kitabın yaklaşık 3 saatlik filmi de var. Bazı sahneleri izlemesi çok zor o kısımları atlamak zorunda kaldım.)
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·216 syf.··
2020 61. kitabı
Hayatta zaman zaman çıkmazlara düşeriz ve intihar bir çözüm gibi gelmeye başlar. Hayatımızın ne zaman sona ereceğini bilmezken yapacaklarımızı ertelemek ve hatta ondan bir çırpıda vazgeçecek sözler sarfetmek, eylemler gerçekleştirmek kolaydır. Çünkü daha zamanımız vardır. Bir hayata sahibizdir ya da ondan vazgeçebilecek kadar şanslıyızdır çünkü o hayat bize bahşedilmiştir. Hepimiz ne zaman, nasıl öleceğimizi bilmek isteriz bi yandan da bu gerçekle yüzleşmekten korkarız. Veronika bu gerçekle yüzleşerek son günlerini yaşamaya başlıyor. Onun için bonkörce harcayacağı bir zaman yok ve bu zamanda pişmanlıklara, keşkelere, ertelemelere de yer yok. Dr.İgor'un tezi ''Ölüm bilinci bizi daha yoğun yaşamaya yöneltir'' başlığını taşır ve Veronika bütün hayatından daha dolu dolu yaşar ölümü beklediği zamanı. Bu dünyadan ayrılırken neye bakmak istediğimi kavradım: senin yüzüne... der ve ölümü beklemek bile tatlıdır. 'Seni seviyorum' diyerek sevdiğinin kollarında, şarap kokuludur ve başını okşuyordur...Hayatınızın değerini anlayıp, sevgiyi bulmanız dileğiyle...
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,6bin okunma
Puan vermedi·1025 syf.··
2020 52. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2020 22:44
İnsan 1880de böyle bir kitap yazıldığına inanamıyor. Dostoyevski'nin hayatının zirve romanı olarak bilinen bir kitap. Dostoyevski, oldukça ağır bir dili olan bu romanı için iki yıla yakın zaman harcamış ve kitabın yayımlanmasından yaklaşık dört ay sonra yine bu kitap için hazırladığı büyük çaplı bir proje olan Büyük Bir Günahkar'ın Anıları için çalışmalar yaparken hayatını kaybetmiştir. Romanın kahramanının adının Alyoşa olması, kitabı yazmaya başlamadan önce ölen üç yaşındaki oğlu Alyoşa'ya bağlanır. Sibirya'daki sürgünü sırasında tanıştığı bir mahkûmun babasını öldürmüş olması da romanın konusunu etkilemiştir. Bunun üzerine psikoanalizi hazırlayan Freud'un çalışmalarına da kaynaklık eden Dostoyevski'nin baba katilliği veya genel anlamda babalık konusu üzerinde durmasının bir diğer nedeni de kendi babasının, fakirlerin tedavi olduğu bir hastanede çalışan sarhoş, ilgisiz ve köylüler tarafından öldürülen bir cerrah olmasıdır. Freud baba katilliği üzerinde duran bu romanla Dostoyevki'nin yaşamı arasında bir ilişki kurmuştur. Dostoyevski'nin sara hastalığının babasının ölümüne dayandığını ifade eden Freud, bu konuyu Oidipus kompleksi ile bağdaştırarak, annesine duyduğu aşkla babasının ölümünü içten içe dileyen Dostoyevski'nin, köylüler tarafından öldürülen babasının cinayetinde kendi suçunun olduğunu düşünerek hiç sıyrılamadığı bir vicdan azabının içine girdiğini, bu vicdan azabınınsa yaşamı boyunca sürecek ve tüm romanlarına konu olacak olan sara hastalığını tetiklediğini öne sürer. Buna rağmen Dostoyevski'nin çocuklarında da var olan saranın psikolojik değil kalıtsal olduğunu öne süren psikiyatrlar ve nörologlar da vardır. Her okur bir gün Dostoyevski ile tanışır ancak çoğu zaman romanlarını kalın olduğu için erteler. Bence Dostoyevski kitaplarının aralarında mutlaka
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2017 16. kitabı
Bu kitap 3 haftada yazılmış. 1959 yılında Burgess'a ameliyat edilemez bir beyin tümörü tanısı kondu ve bir yıldan az ömür biçildi. İlk karısı Lynne'in geçimini sağlamak isteyen Burgess 12 ay içinde beş buçuk roman yazdıktan sonra teşhisin yanlış olduğu anlaşıldı.Otomatik portakal da bu zaman da yazıldı. Roman, adını İngiliz argosunda garip davranışlar ve olumsuz özellikler barındıran “Queer as a clockwork orange” deyişinden almaktadır. Romanın baş kahramanı Alex’in ismindeki “A” harfi olumsuzluk hali içermektedir ve “Lex”, kanun anlamına gelmektedir. Romanın hikâyesinin ortaya çıkışı, İkinci Dünya savaşı Londra’sında Anthony Burgess’ın karısıyla birlikte yaşadığı gerçek bir olaya dayanmaktadır. Cidden korkunç, adi, şerefsiz bir dünya bu, ey kardeşlerim. İşte küçük kankanız size veda ediyor... Ama sizler, ey kardeşlerim, eskidenki küçük Alex'inizi arada sırada hatırlayın. Amin. Ve bok püsür. diyerek veda ediyor kahramanımız bize. Ve arada sırada Alex’i hatırladığımıza eminim... (Filmi rahatsız edici yine de izlemek isterseniz.) A Clockwork Orange
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2020 5. kitabı
Virginia Woolf bu kitabı 1929 yılında yazdı. Üzerinden geçen bunca zamandaki değişimi düşünün. Her şey değişmiştir bu kadar zamanda diye düşünebilirsiniz ancak değişmeyen bazı algılar var maalesef. Kadınlara olan bakış açısı gibi... Kadınlar üzerine hep bir şeyler yazılıp, çiziliyor. Bunların birçoğu ya aramızda olmayan kadınlar hakkında ya da erkekler tarafından yazılan şeyler. Kadının toplumda var olmasını belli bir zamanda, belli alanlarda, belli kılıklarda sınırlayan zihniyet yıllar geçmesine rağmen devam ediyor. Kadın istediğini yapabilir ancak şu saatlerde şu şartlarla. Kadın çalışabilir ama bazı meslekler de erkeklere göre. Kadın ve erkeği kıyaslayıp madem eşitiz neden en iyi şairler, yazarlar, ressamlar vb. hep erkek diyenlere de en güzel cevabı veriyor.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Ren Kitap · 202448,3bin okunma