Bana sonuçta bu dünyada iki tür davranışın olduğunu öğretti: Yaşamı seçmek ve ölümü seçmek. Biri, kömür işçilerinin en sefili de olsa yaşamı seçebilirdi; öteki yurdunun ve çağının en tanınmış yazarı olsa da ölümü seçebilirdi.
Nefret ettiğimiz insanlardan sonsuza dek uzak kalamayız. Öte yandan, yine aynı nedenle, sevdiklerimize asla büsbütün yakın olamayacağımızı da düşünebiliriz.
''Anlıyor musunuz, anlıyor musunuz sayın bayım, bir insanın artık gidebileceği hiçbir yerinin olmaması ne demektir, anlıyor musunuz? Çünkü her insanın gidebileceği hiç değilse bir yerin olması gerekmez mi?..''
Izdırabın verdiği intibah zamanlarında, kendi kendini aldatmak, başkalarını kandırmak kadar basit değildir ve insan kendi içindeki adaletten korkmaya başlar.