Hayat olanca hızıyla akıyor önce. Karmaşanın, koşturmanın içinde farketmeden geçiyor günler...
Gülüyorum, konuşuyorum, geziyorum... sen hala beni bu kapının ardında bekliyormuşsun gibi güvenle yaşıyorum.
Senden sonra defalarca gittiğim o hastane kapısının açılmasını heyecanla bekledim. O kapı açılacak ve sen yine bana ordan el sallayıp ‘sizin için iyileşeceğim’ diyeceksin gibi... Defalarca açıldı o kapı ama yoktun. Orda hayat bir çok kez durdu benim için. Dünya dönmüyor, güneş ısıtmıyor, çiçekler kokmuyor, sensizlik fırtınası sertçe kıyılarıma vuruyor... Hayat bir şekilde akıyor ama hayat damarlarımdan biri sürekli kanıyor.
Mezarına bile gelemediğim şu karantina günlerinin sonunda insanlar koşarak annelerine gidecekken ben soğuk mezar taşına sarılmakla yetineceğim. Devamlı seni arayan zihnimle vuslatımızı bekleyeceğim annem...