İnsanlarda minnet duygusu ender bulunur ve en çok minnet duyanlar bile bu duyguyu ifade edemezler, sessiz kalırlar, utanırlar ya da bazen duygularını bastırmak adına kaba davranırlar. Fakat bu genç adamda, sanki Tanrı'nın, gizemli bir heykeltıraş gibi, her ifadesini duygulu, güzel ve incelikli olarak ortaya çıkarma yeteneğini verdiği bu genç adamda, minnet duygusu da tıpkı tutkusu gibi benliğinden ışıl ışıl dışarı saçılıyordu
Kişilerin savaşta, avda, besin yetiştirmede, hastalıkları iyileşmede veya kamp yeri kurmada sahip olabileceği üstün becerilerden bekleyebileceği tek yarar geçici saygınlıktır.
Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...
İçimdeki o korkunç ve anlaşılmaz şey aniden bana anlamlı gelmeye başladı; gerçekten de mutluydum, hatta gurur duyuyordum, çünkü burada kaygısızca, tıpkı bir çiçek gibi yatmakta olan bu güzel, narin genç adam, benim çabalarım sayesinde yaşıyordu.