Okullar hiç kimse yazar olsun, sanatçı olsun diye değillerdir. Hep söylediğim gibi, hayat hiç kimsenin yazmasını ya da yaratıcı olmasını istemez. Yaratıcı içgüdümüz, en sağlıklı içgüdümüzdür ve biteviye kendisini gerçekleştirmek için uğraşır.
Yemek masası ya da başka herhangi bir şey sizin için kutsal olabilir; ancak çocuklara yaklaşırken bütün kutsallarınızı bir kenara bırakmalı, çocuğun sizin kutsalınıza dair henüz hiçbir fikri bulunmadığını aklınızdan asla çıkarmamalısınız.
Erich Fromm insanın kendisini sahip olduğu şeylerle tanımladığını söyler. Bir eşe, çocuklara sahip olmak, işe sahip olmak, siplomaya sahip olmak, işe sahip olmak, bir insana kim olduğu sorusu sorulduğunda kişinin kendisini tanıtmak için anlattığı şeylerdir; halbuki Fromm'un da vurguladığı gibi, bunlar kim olduğumuza değil, neye sahip olduğumuza dairdir ve gerçekte bizi tanımlamaz.
Gerçek anlamda sahip olduğumuz tek şey, kendimizdir. Hayatta hiç kimse yoktur ki onunla kurduğumuz ilişki kendimizle kurduğumuz ilişkiden değerli olabilsin. Kendi yalnızlığını sağlıklı şekilde kuramayan kimsenin, bir başkasıyla sağlıklı bir ilişki kuramayacağı gerçeği de aynı sebepten.