Bugün hepimiz, yaşam gücüyle donatılmış bütün uyanık kişiler bir umarsızlık içinde yaşıyoruz, Tanrıyla hiçlik arasında sıkışmış durumdayız. Bu ikisi arasında nefes alıp veriyor, titreşiyor, salınıyoruz. Her gün yaşamı üzerimizden sıyırıp atmaya hevesleniyor, ama içimizde o kişisellik üstü töz tarafından alıkonuluyoruz. Böylece güçsüzlüğümüz bizi kahraman yapmasa da cesarete evriliyor...
Birbirlerine ne kadar yakın bulunurlarsa bulunsunlar, insanlar arasında yine de her zaman bir uçurum ağzını açmış bekler, bu uçurumun iki yakasını geçici bir köprüyle de olsa yalnızca sevgi bağlayabilir birbirine.