Busvaguler

Busvaguler
@busragul34
Hasan Güler this being human is a guest house.
Beyin yapısı itibariyle bir klavye gibidir. Nöronların hepsi birbirine benziyor. Ama klavyenin tuşlarının farklı fonksiyonları gibi beynin bölgelerinin de farklı fonksiyonları var.
Reklam
Bunlardan belki de daha önemlisi, Kuantum mekaniğinin "bir nesneyi ölçme veya gözlemleme işleminin onun durumunu değiştireceğini" Postulat olarak kabul etmesidir. Buna göre hareket eden bir parçacığın konumu ve hızını, onu etkilemeksizin doğal haliyle ölçebilmenin imkanı yoktur. Ölçme ve gözlemleme faaliyeti nesneyi gerçekte olduğundan farklı kılıyorsa, bu durumda da ölçme ve gözlemlerle ortaya konan şey gerçekten doğanın kendisi midir yoksa gözlemleyenin ona verdiği şekil midir? Sorusu ortaya çıkmaktadır.
Stephan Hawking The Grand Design kitabında " bırakalım canlı türleri arasındaki geçişleri ve evrimi biz artık" " neden yokluk değil de bir şeylerin var olduğunu ya da bir bütün olarak evrenin nasıl oldu da yokluktan varlığa çıkabildiğini" felsefe ve teolojiye ihtiyaç duymadan sırf bilimle sırf fizikle açıklayabiliyoruz, o halde Tanrı gereksizdir, diyor. Işte kelamcilar olarak ona gereken cevabı verebilmemiz ancak evren konusunda uzman olmamızla mümkün olmaktadır. Dolayısıyla evren konusu Tanrı hakkında konuşmada gerçekten önemli.
Hülya Alper: Sonunda bizi agnostik yapacaksınız hocam! Saim Yeprem: Gerçekten agnostiklik eğer mümin değilseniz en sağlamıdır.
Saim Yeprem hocanın müthiş tespiti.
"Bir varlık kendi kendini meydana getiremez" diyoruz. Tanrının nasıl meydana geldiğini açıklamak istediğimizde de O'nun hakkında bizatihi kâim nitelemesinde bulunuyoruz. Asıl mantıkî çelişkimiz işte burada ortaya çıkıyor.
Reklam