[6] Aşağılıyorsun, bizzat kendini aşağılıyorsun ruhum! Kendini onurlandıracağım zaman gelip geçiyor. Çünkü herkesin tek bir yaşamı vardır ve seninki hemen hemen tamamlandı; kendine saygı duyan biri değil, diğer insanların ruhlarında kendi mutluluğunu arayan birisin.”
[8]Başka birinin ruhundakileri izleyip anlamadığı için bedbaht olana pek sık rastlanmaz; fakat kendi ruhunu yakından takip etmeyenlerin bedbaht olması kaçınılmazdır."
Ölüm nedir peki ? Birisi ölüm olgusunu yalnızca kendi içinde değerlendirip inceleyecek olursa, onunla ilişkili bütün kaygılar ortadan kaybolur, ölümün doğanın işinden başka bir şey olmadığı anlaşılır. Eğer doğanın işi birini ürkütüyorsa, o kişi çocuktur. Ölüm sadece doğanın işidir ve hiç kuşkusuz doğayla uyumludur.
üç bin yıl ya da bunun binlerce katı fazlasını yaşayacak olsan da hiç kimsenin halihazırda sürdürdüğü hayattan başka bir hayatı kaybetmediğini ve kaybetmekte olduğu hayattan başka bir hayat yaşamadığını unutma. bu yüzden hayatın en kısası da en uzunu da aynı kapıya çıkar. çünkü şimdiki zaman herkes için aynıdır, bunun için geçmiş zaman da aynıdır ve yitip giden sadece bir andır. herhangi biri ne geçmişi ne de geleceği yitirmemiştir. birinin sahip olmadığı bir şeyi, herhangi biri nasıl söküp alabilir ondan? bu yüzden şu iki şeyin unutulmaması gerekir: ilki, ezelden beri her şey aynıdır, hep aynı döngülerdir tekrarlanan ve hiç biri farklı değildir; herhangi biri, yüz ya da iki yüzyılda, ya da sonsuzlukta hep aynı şeyleri görür. ikincisi, bir kişi çok uzun yaşasa da çok kısa yaşasa da aynı şeyi yitirir. bu da şimdiki zamandır ve insan sadece bundan mahrum olabilir; nihayetinde insan yalnızca buna sahiptir ve hiç kimse sahip olmadığı bir şeyi yitiremez.