Büşra Günay

İstinat noktaları yavaş yavaş aşınan, sonra günün birinde en ehemmiyetsiz bir sarsıntı ile birdenbire göçen binalara benzedim…
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sanırdım ki herhangi bir fenalık ruhumuzu baştan başa kirletir, onda hiçbir temiz nokta bırakmaz. Halbuki hakikatte her zaman böyle olmuyor. Maddi sukutların manevi sukutlardan bir farkı var. Mesela bir uçuruma düşen insan paramparça olup ölüyor. Fakat manen düşen insanın bazen yalnız bir tarafı zedeleniyor, öte tarafları tamamıyla salim kalabiliyor. 
Bir yerden tanıdık geliyo :)
Bunlar öyle şuursuz mahluklar ki kendi fenalıklarını kendileri de bilmiyorlar. Bilmeden mütemadiyen zulüm be fenalık yaptıkları halde masum bir tavırla zulümden şikayet ediyorlar! Ağlıyorlar.
Kalbim çarptığı müddetçe bu damar böyle durmadan sızlayacak.
Kalbim kızgın demirle dağlanarak duygusunu kaybetmiş gibi hiçbir şey hissetmiyorum.