Büşra Günay

Büşra Günay
@busragunays
Kendini bilmemek, yaşamaktır. Kendini yanlış tanımak, düşünmektir. Ama o aydınlanma anında olduğu gibi kendini birdenbire tanımak, insanın, içindeki ruhun bölünmez özünü, ruhun büyülü sözünü birdenbire kavramasıdır. Ne var ki, birden beliren bir ışık her şeyi yakar, kavurur. Bizi çıplak bırakır, kendi varlığımızdan bile soyundurur.
Yaptığım, düşündüğüm, olmuş olduğum her şey bir teslimiyetler toplamından başka bir şey değilmiş; ya ben olduğumu sandığım sahte varlığa teslim olmuşum, çünkü ondan başlayıp dışa doğru hareket etmişim; ya da soluduğum havayla bir tuttuğum koşulların ağırlığına. 
Sayfa 67·Kitabı okuyor
Ve kendime ağırlık yaptığımı hissediyorum, evet, bilinçlenmeye mahkum olmaya benzeyen bir ağırlık veriyorum üzerime, ansızın ortaya çıkan, vaktini hisseden ile görenin arasında, uyuklayarak gidip gelmekle geçirmiş, gerçek bir bireyselliğin kavramı bu.
En içten düşüncelerimde bile, ben, ben değilmişim.
Bir rol bile üstlenmişliğim yok: o rolü benim için başkaları oynamış. Oyuncu bile değilmişim: o oyuncunun hareketleriymişim yalnızca.