büşra

Beni Kendinden Koru
10/10
·500 syf.··
2023 18. kitabı
6 yıl önce bu kitabı okurken o satırların altını çizmemi sağlayan her duygu, bu yıl bu kitabı tekrar okurken bu sefer daha da kuvvetlenmiş olarak ve beni darmadağın ederek ortaya çıktı yeniden. Kitabın birden fazla atmosferi var (iç savaş, Kuzguncuk vs.) fakat ben Kumral Ada ile Mabel atmosferinden hiç çıkamadığım için diğer bölümler benim için arkaplanda kalmaya mahkum ve onlardan bahsetmeyeceğim. Biricik, yufka yürekli Mabel. Her insan hayatında bir Mabel olmasını ister. Onun gibi güvenilir, her daim yanıbaşınızda olan, bir yere gitmeyeceğinden emin olduğunuz ve sonsuz sevgi dolu Mabel. Ama kimse Mabel olmak istemez, (olamazlar o ayrı mesele) çünkü Mabel olmanın ağırlığını kaldıramazlar. Mabel sen benim gerçek hayatta tanıdığımdan emin olduğum o kadar gerçek bir karaktersin ki seni bir kitapta bulabilmek içimi burkuyor. Kitabın kumral kızı Ada seni hiç hak etmiyor diye çok düşündüm ama sanırım sen bu durumdan memnunsun. Tüm Mabel'lerin Ada'sından memnun olduğu gibi. Ya da kendini onun yerine koyup ona kızamıyorsun. Şair Doğan Gökay (Ada'nın dayısı) aşkın binbir çeşidi vardır ve hepsi acıtır diyor. Ada'nın Mabel'e hissettiği şeyi bu binbir çeşit aşkın hiçbir yerine koyamadım. Zaten koyabilseydim bir şekilde o aşk da onun canını acıtmalıydı. Ama Ada'nın canı Mabel'den dolayı hiç acımamıştı. Ada Mabel'in hep yanında oluşunu, onun çocuksu yanını, güven dolu olmasını ve kendisine aşık oluşunu çok sevdi. Yıllar sonra artık bu durum altında o kadar çok ezildi ki kendisine bahane üretmek zorundaydı. Ki bu durumdan ezilme sebebi hala seviliyor olması değildi çünkü bu durum onun gururunu okşuyordu hala. Ezilme sebebi Tuna'nın hala kendine bir hayat kurmak istemeyip Ada'dan başka bir şey görmemesiydi. Bu yüzden onun başka bir hayat kurmasını istiyordu ama hayatından tamamen
Kumral Ada Mavi TunaBuket Uzuner · Everest Yayınları · 202113,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İçimdeki bütün uçurtmaların ipleri koptu ve hepsi havaya savruldu.
Sanmak ile olmak arasındaki uçurumdan hep nefret ettim. Sanmak içinde umutlar, düşler ve heyecanlar vaat eden çok boyutlu bir kavramken, olmak gerçeğin sert, kalın, köşeli ve katı üç boyutunu taşır yalnızca.
Neden bir sevgi böyle yük olmuştu gencecik yaşamlarımıza.
Ben sana her rastladığımda gerçeklikten daha fazla uzağa düşmüş olduğumu anlıyorum.