İnsan dünyada garip ve yalnızdır. Bu gurbet ve yalnızlık hissini özellikle hayatın memata döndüğü akşam saatlerinde, hayatın yokluğa döndüğü sonbaharda hissedersiniz. O yalnızlığı size ilahi bir teslimiyet, Cenab-ı Allah’ın varlığı unutturur.
Rahmet, çok güzel, inanan insanları çağrıştıran bir kelime ama bu dairenin dışında kalan gönül ehli kimseler de var. Onlar da Rahman sıfatından istifade ediyor.
Bu zamana kadar okuduklarımın ötesinde bir kitap. Cemil Meriç’in bilgi dünyası çok geniş, Ülkemizi tam anlamıyla çözmüş ve çözdükleri şeylerin altında üzülen ezilen bir düşünür.. çok kızıyor çok kızgın bu yüzdende acımasız bir ruh hali var gibi o yüzden bazı eleştirilerinin dönemindeki insanları
yılan gibi soktuğuna eminim… Bu arada çoğu şeyi anlayamadığımı itiraf etmezsem olmaz… evet anlayamadığım çok nokta olmakla birlikte anladığım yerlerinide çok sevdiğimi söyleyebilirim.. Bir sürü altını çizdiğim cümleleri oldu ancak bunları tek tek buraya yazacak zaman ayıramıyorum.. Ancak ülkemiz için kazanılmış nadide değerlerimizden. İçerisindeki fazlaca kullanılan eski Türkçe kelimeler ve bazı anlama derinliği fazla olan yerler sebebiyle kitabı mola vererek okudum araya başka kitaplar bile sığdırdım.. Zannımca bir oturuşta okuyup bitirilecek bir kitap değil..
Şayet 4 ay gibi bir sürede ancak bitirebilmişim.. Sanırım bu yüzden kitabım çok yıprandı buna üzülsemde yinede içindeki altı çizili cümleler üzerine dökülen kahvenin izleri bana kitabının yaşanmışlığını ve yazarın yorgunluğunu hatırlatacak daima
Kitapla ilgili en çok canımı sıkan nokta Cemil Meriç’in kendi özel hayatını özel bazı endişelerini bilmek oldu.. Yani keşke bazı şeyler sansürlenseydi diye düşündüm.. ( Frengi endişesi veya eşi dışındaki bir kadınla olan münasebeti)