Büşra Sevinç

“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
5/10
·584 syf.··
2025 1. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 19:08
Kitap adeta bir film gibiydi, tasvirler güzel yapılmıştı bu yüzden bir çok sahne gözümde canlandı. Çok fazla bilim kurgu izlemiş biri olarak kitapta ilgimi çeken bir şeyler bulamadım sanki her filmden bir sahne kopup gelmiş oraya yerleşmiş gibiydi… Yazarın bazı fikirleri benim Dünyama uymadı özellikle Lgbt yi normalleştirmesi hoşuma gitmedi… Turgut Özal’a sanki küreselciymiş gibi yaklaşmasını tuhaf buldum… aktivist yönüyle devam edip kitaba bu tarz konuları katmamasını tercih ederdim sanırım… şuda çok dikkatimi çeken bir nokta oldu kadınların cinselliği ile ön plana çıkmalarından hoşlanmadığını dile getirip sonrada sonjeye bir kadının poposuna baktırmasından rahatsız oldum.. sürekli Numinin beden güzelliğini tasvir etmesinden ya da Sonjenin beden güzelliğini anlatmasındanda rahatsız oldum.. yani cinselliğin bu kadar normalize edilmesinden rahatsızım bence bunlar mahrem konular ve bir kitaba rahat rahat girmemeli ki bu kitabın başından sonuna hep o çekimi hissettirdi yazar.. istediği buysa eğer başarmış diyebilirim… Sonuç olarak benim için oldukça farklı bir deneyim oldu.. yazdıklarımı eleştiri olarak değilde düşüncelerim olarak yorumluyorum… kitabı okuyanlara iyi okumalar dilerim… Not: kitabı 1 buçuk haftada bitirdim..
AedenAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 201814,4bin okunma
Zarif Yıldırım isimli okura yanıt verildi
Büşra Sevinç
Ben buraya girmeyi unutuyorum ondan oluyor 😁
Aeden mi Avatar mı??
3/10
·584 syf.··
2022 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2022 18:45
Kitap hakkında ilk merak ettiğim konu neden Aeden sorusuydu ki araştırmalarım neticesinde Kohen’in bu adı Kur’an da geçen Adn adıyla bilinen cennet mekanından esinlendiği ve Aeden olarak tasarladığını öğrendim. Kitapta geçen isimler konusunda ise yazar, kitabı herhangi bir kültürden tamamen saf dışı tutmak amacıyla, bir mit içermeyen ve insana konulmayan isimleri tercih etmiş. Yazarın kaleme aldığı diğer eserleri okumadım, bu eserinde tanıştık kendisiyle. Bilim kurgu olması ve bir Türk olarak bu alanda bir kitap yazması beni heyecanlandırmıştı ancak kitabı okumaya başladığımda maalesef ki hayal kırıklığı yaşadım çünkü Avatar filmini izledim. Yazarın bu filmden oldukça etkilendiğini düşünüyorum tasvir edilen her öge, her parça, kitabın vurguladığı her anlam karış karış Avatar’ı yaşatıyor. Evrimleşmiş insan ve Aeden adlı gezegeni konu alıyor kitap. Aeden huzur dolu, saygın, oldukça gelişmiş bir gezegen. Yapılan her şeyin kendi içinde bir disiplini olduğu, fevrilikten uzak, yaşlanmanın olmadığı, telepatik iletişimi olan; o hayalleri süsleyen cennet ütopyayı gözler önüne seriyor. Baş karakter olan iki kişi de Aedenliler Sonje ve Numi. Numi, Aeden toplumundan farklı özelliklere sahip aslında Dünya merkezli, uyumsuz tasvir ediliyor, gelişen olaylar neticesinde de Dünya’ya geliyorlar ve burada yaşayan insanlara da ‘insansı’ diyorlar çünkü onların vahşilikleri, cahilce tüketimleri, dengesiz duyguları, yoksunlukları onları insan olmaya uzak bir hale getiriyor. Dünya ‘da geçen zaman, olay örgüsü aşırı derecede basit işlenmiş, zaten buraya kadar okuyan çoğu kişi klasik bir bilim kurgunun getirilerini bilerek, muhtemel doğru tahminlere başlamıştır bile..:) Yazarın canlandırdığı çeşitli varlıklar var Aeden’de. Bu varlıklara oldukça güzel ve bilimsel veriler yüklemiş, bu
1000k
AedenAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 201814,4bin okunma
Büşra Sevinç
Kitabın henüz 118 inci sayfasındayım ve Avatarı izliyor gibiyim dedim sonra benim gibi düşünen birileri var mı acaba derken bu incelemeye denk geldim ve rahatladım… arkadaşımın hediyesi olmasa lütfen oku lütfen ! lütfen ! diye bastırmasa yarım bıraktığım kitaplar listesine eklenecekti… sanırım bende acı çekerek okumaya devam edeceğim 🥲
Devlet-i Aliyye’nin Zirve Padişahı
8/10
·827 syf.··
2020 85. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2020 16:10
İncelemeye başlamadan önce bir parantez açmak isterim: Geçtiğimiz günlerde bir zavallı çıkıp, Türkiye’nin gurur kaynağı, hocaların hocası Prof. Dr. Halil İnalcık’a dil uzattı. Amacı belli: Osmanlı’yı hak etmediği şekilde yüceltmek, Cumhuriyet’e ve Mustafa Kemal Atatürk’e saldırarak mevki devşirmek. Bu topraklarda ne bereket varmış ki, bu kadar hain hep bir yerlerden bitiveriyor! Elbette hiç kimse dokunulmaz değildir. Ama eğer donanımın varsa, bilimsel eleştirini yaparsın, belgeni koyarsın, sonra konuşursun. Oysa maksat başka. Yazıklar olsun! Halil İnalcık, bu ülkenin yetiştirdiği en önemli Osmanlı tarihçisidir; bu böyle biline! Gelelim kitaba. Açık konuşmak gerekirse, bu eser bir “tam teşekküllü biyografi” değil. Daha ziyade Halil Hoca’nın farklı zamanlarda kaleme aldığı makalelerin derlenmiş hâli. Dolayısıyla Fatih Sultan Mehmed’in hayatının bütününü değil, bazı dönüm noktalarını, özellikle de İstanbul’un fethi etrafında şekillenen olayları önümüze koyuyor. Buna Osmanlı’nın kuruluş yapısına dair tespitler ve imparatorluk bürokrasisinin teşekkülü de eklenmiş. Kaynak kullanımı açısından eser son derece güçlü; İnalcık hocanın titizliği her satırda belli oluyor. Ancak kitabı eline alırken “Halil Hoca yazmış, o halde bu kesinlikle doyurucu bir biyografi olur” beklentisine girenler, tıpkı benim gibi, biraz hayal kırıklığına uğrayabilir. Fatih Sultan Mehmed’in cihanşümul hedefleri, Roma İmparatorluğu mirasını devralma iddiası, Kayser-i Rum unvanı, hepsi kaynaklarla belgelenmiş. Bu yönüyle Fatih, çağının çok ilerisinde bir hükümdar. Ancak Halil Hoca’nın da işaret ettiği üzere, Fatih ile birlikte Osmanlı devlet yapısında köklü dönüşümler yaşandı: Türk aristokrasisi tasfiye edildi, devşirmeler devlet kademelerine yerleştirildi, merkezîyetçi Roma modeline yaklaşan bir
Tarih
Fatih Sultan Mehemmed HanHalil İnalcık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019647 okunma
Büşra Sevinç
Bu kadar ayrıntılı bir şekilde zaman ayırıp yazmanız büyük bir incelik… yazınızın içeriğinde hiç duymadığım bilgilerde bulunuyor mutlaka araştıracağım… acaba neden yapmış diye düşündüğüm devşirme yönteminede değinmişsiniz.. çok beğendim yazınızı kaleminize sağlık