"Bu sınıf; arkadan konuşma, alay etme, çekiştirme ve mal biriktirmeye odaklanmış son derece sağlıksız bir hayat felsefesi içerir. Ayırıcı vasıf olarak alay etme ve mal biriktirme üzerine kurgulanmıştır. Hastalık derecesine varan narsis bir egoları vardır. Sürekli zenginleşme eğilimi ve insanları hakir görme konusunda kimse ellerine su dökemez. Aynı mecliste bulunduğunuz vakit, haramzadelere benzer bir tiksinme içinde olursunuz."
"Birbirinden kopuk, diğerlerinin neler yaşadığından habersiz ne çok insan vardı. Çeşitli amaçlar peşinde, çeşitli kaygılarla akıp gidiyordu hayat. Ama kimse kimsenin hikayesini bilmiyordu."
"Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!"
"Fyodor Dostoyevski, insanın ancak acı çekerek olgunlaşacağını söyler. Bu açıdan bakınca İstanbul'un benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Çünkü ben bu şehirde olgunlaştım."