Büşra Aksu

Puan vermedi·392 syf.·
2025 4. kitabı
Bu kadar yakın bir tarihte bu yazılanları okumak beni çok duygulandırdı. Empati yapmak da zor verilen mücadelelerin değerini anlamak da. Okuyabildiğimiz her güne şükürler olsun. Anlatım dili çok sade ve hızlıca okunan bir kitap.
Ben, MalalaMalala Yusufzay · Epsilon Yayınları · 20143,824 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·114 syf.·
Beğendi
·
2023 46. kitabı
Küçük büyük demeden herkesin okuması gerektiğini savunacağım o kitap. Sevgili Emre Turan ın ilk kitabı Buzdolabı Vatandaşları Öncelikle sürdürülebilir bir gelecek için gastronominin kalbinde olmaya gerek yok. İnsanlık adına bazı çılgınlıklardan vazgeçmek gerek. Başkahramanımız Parlak Domates'in o kadar naif duyguları var ki. Kendisi canlı, sulu ve umutlu bir domates. Girdiği buzdolabındaki en gözde parçayken zamanla umutsuzluğu yaşadı, geldiği yeri unutmaya yüz tutmuşken insan denen varlığın israfını dibine kadar gözlemleyebildi. Kitabımız meyve ve sebzelerin konuşturulmasıyla yazılmış bir distopya. Ama bu konuşmalar o kadar hayattan ki, bazen asıl temanın gastronomi olduğunu unuttuğum anlar oldu. "Sahte hayaller kurup gerçek hayal kırıklıkları yaşadık. " diyor yazar. Pazarlardan, marketlerden dolaplarımıza soktuğumuz her bir canın aslında sorumluluğunu alıyoruz. Üstümüze düşen tek şey ise çürümelerine izin vermeden onları tüketebilmek. Okurken bolca eleştiri yaptığım, açgözlülük kavramını kendi terazimde tarttığım zamanlar oldu. Farkındalık adına harika bir eser. Emre'nin gastronomi yönünün güçlü olduğu gayet açık ama edebiyat yönününde bir harika olduğunu seçtiği kelimelerden, bazen çift yönlü anlatımlarından anlayabilirsiniz. "Başlarda acı duyarak beklediğim bu gözetleyiş sürekli umudun kırıntılarını gösterdi bana. Bazen fer içinde süzülen gölgelerin bana doğru yaklaşmasını görünce sevindim, bazense ansızın yere eğilen insan suratlarını gördüm sadece. Gerçi, hepsi geride kaldı artık. O kadar zaman oldu ki, ne gölgeleri umursar ne de suratları hatırlar oldum. Her bir gölge karanlığın birer parçası olup bulanıklaştı benim için, aynı içimdeki sarı, körpe parçalarım gibi." Konusu itibariyla farklı, anlatımı içten ve etkileyici bir kitap. Şimdiden herkese keyifli okumalar.
1000Kitap
Buzdolabı VatandaşlarıEmre Turan · Fihrist Kitap · 2023265 okunma
10/10
·90 syf.·
Beğendi
·
2024 18. kitabı
Gastronomi doyarken ve doyururken gıdayı korumaktır." mottosuyla çıktığımız bu yolculukta her bir hikayenin farklı önermesi bakış açımızı değiştirecek türden. Okuduğum kitaplarda belki de en sevdiğim ve olmasını istediğim yön bu. Bana yeni bir değerlendirme gücü katsın ki o kitabı özümseyebileyim. Körelmiş Bıçaklar hem gerçekliğin acı bir şekilde yüzümüze çarpmasını sağlıyor hem de masalsı anlatımı insanı hemen içine çekiyor. Öykülerin daha uzun olmasını istediğim bir eserdi. Betimlemeler aşırı yerinde ve insana duyguları olduğu şekilde aktaran cinstendi. "Zamanın durduğu anda içine hafiften girdiğim o anormal derecede ısınmış olan çıplaklık, huzurumu kaybedişimin bir simgesi olmuştu." Son olarak favori öyküm Aç Bebek ve Şef Bıçağının Kanlı Günü oldu. Birbirinden farklı hikayeler okuduğumuz kitapta her biri gastronomi ve edebiyatın harika birleşimleri. Hiç aklımıza gelmeyecek yönleri birleştiren yazarımıza başarılar ve tebrikler
1000Kitap
Körelmiş BıçaklarEmre Turan · Kent Kitap · 202479 okunma
Puan vermedi·399 syf.·
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Öncelikle herkese merhaba, mitoloji ve fantastiğin birleştiği çok akıcı bir roman okudum. Konu itibariyle çok sevdiğimi söyleyebilirim. Böyle bir evren ve bu çoklukta karakter yaratıp hatasız yazmak kolay olmasa gerek. Bir an önce ikinci kitabın çıkmasını bekliyor olacağım. Tarihten sahneler, büyü ve savaşlar her zaman ilgimi çekmiştir. Asar'da ki okul düzeni ve hayatı bazen okurken beni sinirlendirse de (Atalay) karakterlerin arasındaki duygusal bağları görmek (Barış-Çağrı) duygulandırdı da. Okuma esnasında beni rahatsız eden tek durum çok fazla 'zira' kelimesinin kullanımı oldu açıkcası. Belki başkası bu kadar dikkat etmez ama beni rahatsız etti. Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Asar'ın EvlatlarıOnur Çalcalı · Luna Yayınları · 050 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
Beğendi
·
2023 38. kitabı
Aile içi şiddetin belki en can yakan kişisi Baba’dır. Ferdengeçti Çiçekleri işte tam anlamıyla bu konuyu ele alıyor. Nilgün Canel ve Simel Parlak tarafından derlenen kitabımız dört bölümden oluşuyor. Korku, utanç, intikam ve hiçlik. Her bir bölümde o temayı kapsayan bir hikaye anlatılıyor. Elle tutulur, açıklama getirilebilir hiçbir yanı olmayan ama kalbimizin en derinliklerinde kendini kuytu köşelere atan duygular oluşturuyor. Yeri geldi yaşadığım ailenin benim için ne kadar değerli ve güzel olduğunu anladım. Yeri geldi canım kız çocukları için ağladım. Yer yer babasından şiddet görmesinin aslında kendisini sevdiğini ifade etme biçimi olduğunu düşünen karakterleri okuduk. ‘Seven insanın kıskanabileceği çarpık algısını o kadar normalleştirmişiz ki, bunun aslında psikolojik istismardan, şiddete uzanan yelpazesinin farkında değiliz.’ Şiddet belki anlık gerçekleşti ama etkileri bir ömür boyu sürdü. Önemli olan aslında bu noktada şiddet gören kadınların hayatına nasıl devam ettiği ve bu durumun psikolojileri üzerindeki etkisi. Sizce şiddet gören bir birey ilerde çocuk sahibi olduğunda davranışları nasıl olur ? İnsan o kadar karmaşık bir varlık ki. Hem gördüğünü ve yaşadığını uygulama olasılığı yüksek hem de kendi yaşadıklarının ne kadar çirkin olduğunun farkında olup aynı duyguları yaşatmamak için çaba gösterme olasılığı yüksek. ‘Sanki tüm dünya yüzyıllarca kadına şiddet uygulamak için bahaneler aramış gibi.’ Diyor yazarımız. Babam bana bunu neden yaptı ? Ben takdir edilecek biri değil miyim ? Şiddet bir sevgi biçimi midir ? İdeal baba-kız ilişkisi nasıldır ? Kitabı okuduktan sonra onlarca soru soruyor insan kendine. Ama en önemlisi çevremize daha aydınlık gözlerle bakmak gerektiğini de hatırlatıyor. Şiddetin son bulması Ferdengeçti Çiçeklerinin mutlu sona kavuşmaları en
Ferdengeçti Çiçekleri - Baba Şiddeti ve SonrasıAzize Nilgün Canel · Pinhan Yayıncılık · 095 okunma