Hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey bana cazip görünmüyor. Günden güne miskinleştiğimi hissediyorum ve bundan memnunum. Belki bir müddet sonra can sıkıntısı bile hissedemeyecek kadar büyük bir gevşekliğe düşeceğim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
》Victor Hugo'nun usta kaleminden çıkan bir kitap yorumuyla geldim. Fransa'nın kara günlerini okuyuculara aktaran, okurken içimi dumanlar kaplayan bir kitap oldu benim için.
》Yazarın dili çok akıcı, üslubu çok güzel. Kitabı okumaya daha kolay hale getiriyor. Ama ne yazık ki kitabın konusu oldukça karanlık. Çünkü idam edilecek bir insanın, son zamanlarına şahitlik ediyoruz. Aslında bir idam mahkumunun günlüğü de diyebiliriz.
》Dönemin Fransasında idam, insanlara bir güzellikmiş gibi sunuluyor, idam mahkumu gazetelere haber oluyor bu da yetmezmiş gibi idamın gerçekleşeceği zaman, çocuklar bile bu infazı izlemeye geliyor. Kitap, dönemin sosyal ve siyasi durumuna da bir eleştiri niteliğinde. Okurken siz de o anları yaşıyorsunuz; idama hazırlanan siz oluyorsunuz. Acıyı, çaresizliği, karmaşayı, yine de umut etmeyi siz de hissediyorsunuz.
İstediğimi düşünebilmekte özgürdüm. Şimdi tutsağım. Bedenim bir zindanda demirlere bağlı; zihnim korkunç, kanlı, karşı konulmaz bir düşüncenin esiri ! Tek düşüncem, tek inancım, tek gerçekliğim var: Ölüm cezası.