》Stefan Zweig'den severek okuduğum bir kitap daha... Bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap ile karşı karşıyayız. Yoğun betimlemeler, sizi hikayenin içine hapsediyor ve sanki karakterlerin yanında gibi hissediyorsunuz.
》Kitabımız 3. kişinin anlatımıyla başlıyor ve esas karakterin hikayeye dahil olmasıyla daha akıcı hale geliyor. Bu durum aslında bir Stefan Zweig klasiğidir. Pek çok eserinde hikaye böyle başlar.
》Bir doktorun nasıl "amok koşucusu" olduğunu, başından geçen bir olayın onu nasıl delirttiğini anlatıyor. Bu hikayeyi okurken insanın nasıl eriyip delirdiğine şahit oluyoruz.
-Amok'un ne olduğunu biliyor musunuz ?
-Amok mu ? Sanırım hatırlıyorum... Malezyalılarda görülen bir tür sarhoşluk.
-Bu sarhoşluktan daha fazla bir şey... Bu delilik, bir tür insan kudurması... Ölümcül, anlamsız bir saplantının krize dönüşmesi hali, bunu başka hiçbir alkol zehirlenmesiyle kıyaslayamazsınız...