Zekalarını sırf başkalarını tenkit ederek gösteriyorlar, bir akılsız keşideciler topluluğudur onlar, birer yaban arısı, birer bokböceği ve kınkanatlıdır hepsi.
Nice hukukçuları, avukatları, nice mahkemeleri ama çok az adaleti; nice sulh hakimini ama ihtimam gösterilen çok az amme menfaatini; nice kanunları lakin asla çoğalmayan intizamsızlıkları; davaların hasatı olan mahkemeleri, mahkemelerin bir labirente dönüştüğünü, bir salonda bazen binlerce davanın vahşiyane takip edildiğini görseydi! En büyük suçlunun sıklıkla adalet işleri yürüttüğünü, en büyük dinsizin dinden mesul olduğunu, en kara cahilin ilim irfana, en büyük avarenin çalışmaya, en büyük kalpsizin ise sadaka dağıtmaya riyaset ettiğini görseydi! Bir kuzunun idam edildiğini ve ceza hükmünü bir kurdun verdiğini, bir haydudun mahkemeye celb edildiğini ve bir hırsızın kürsüde oturduğunu, yargıcın başkalarını haşince cezalandırdığını fakat kendisinin daha da beter şeyler yaptığını görseydi! Kanunların değiştirildidiğini, yanlış tefsir edildiğini, lehte ve aleyhte yorumlandığını, yargıcın dostların tesirinde kaldığını, onlardan rüşvet aldığını veyahut her cihete doğru kolay kolayca büküldüğünü, bugün iyiyse yarın kötü olduğunu; veya fikirlerinden şaşmaz, kendinden emin olduğunu görseydi ne düşünürdü! Hükümler, yargıcın canının istediği gibi temdit ediliyor, değiştiriliyor, mütemadiyen aynı vakalar yaşanıyor.