Ne yaparsak yapalım rutinden kaçınalım ; kaosu hayatımıza davet edip, onu kullanmanın yollarını öğrenelim. Arada bir kaçamaklar arada bir ihmalkarlıklar da lazımdır. Fazla programlı ve yeknesak bir yaşam beden sistemimizle uzun vadede bozuşmamıza neden olabilir .
Tabiat bizim algıımıza göre düzensizdir. Düzenli bir hayat yaşayan insanlarda bile bazen hiç olmayacak saattlerde acıkma, cinsel arzuların uyanması yahut şöyle tatlı bir uyku basması söz konusu olabilir. Bedenimiz de öyle saat gibi çalışmaz pek; buna hepimize aşinayızdır. Z
ira bu beden ve bu zihin biz ne kadar düzenli ve sistemli yaşarsak yaşayalım temelde kaotik bir tabiata sahiptir.
Üretimi milyonlarca yıl süren biyolojik ve zihinsel özelliklerimizin daha birkaç yüzyıllık, hatta 5 yılda bir değişen insan icadı çevrelere uyum sağlamasını bekliyor ama bunda çoğu zaman hüsrana uğruyoruz. Ayarlarımız kolay kolay değişmiyor, biyolojik sistem bizim teknolojimiz gibi hızlı hareket etmiyor.
İnsanlık yolculuğunda bir homo sapiens sapiens yani bir “insan Ferdi” olarak doğmak için sadece başlangıç kısmıdır. İnsan kalabilmek dahası gerçekten gelişkin bir insan olabilmek sürekli gayret ve çaba ister. Bir kuşun uçması gibidir insan olmak: Kendisine verilen yetenekleri kullanmayı boş verdiği her durumda kanatlarını kapatan bir kuş misali hızla irtifa kaybeder insanoğlu.