Her yolculuk için çaresiz yolluk hazırlanır. O halde siz de dünyadan ahirete olan yolculuğunuz için takvayı azık edinin. Siz, Allah'ın hazırladığı sevap ve ikabı gören bir kimse gibi olun, ibadete rağbet edip, günahlardan korkun. Sakın zaman sizin için uzun gelip de kalpleriniz katılaşmasın ve düşmanınıza itaat etmeyin. Allah'a yemin olsun ki akşamdan sabaha çıkamayacağını ve sabahladıktan sonra akşama varıp varamayacağını bilmeyen bir kimse uzun emel sahibi olmamalıdır.
Selman-ı Fârisi (r.a) şöyle demiştir:
"Üç şey vardır ki beni güldürecek kadar hayrete düşürür:
1. Ölüm kendisini aradığı halde dünyayı isteyen.
2. Kendisinden gaflet edilmediği halde gafil olan kimse.
3. Âlemlerin Rabbinin kendisinden razı mı olduğunu yahut kızdığını mı bilmediği halde ağız dolusu gülen kimse.
Üç şey de vardır ki beni ağlatacak kadar üzer:
1. Hz. Muhammed (s.a.v) ve cemaatinden ayrılmak.
2. Kıyametin dehşeti.
3. Cennete mi, cehenneme mi gönderileceğimi bilmediğim halde Allah'ın huzurunda hesaba çekilmek için durmak."