busra aymergen

Edebiyat eserlerini her zaman bir ölçüde kendi kaygılarımız ışığında yorumluyor oluşumuz -aslında "kaygılarımız" sözünün bir anlamına göre, başka bir şey yapmak da elimizde değildir- bazı edebiyat eserlerinin değerlerini yüzyıllar boyunca koruyabilmelerinin nedenlerinden biri olabilir. Eserin birçok derdi hâlâ bizim de derdimiz olabilir elbette; ama insanlar aynı esere değer verdiklerini zannetseler de aslında "aynı" eserden bahsetmiyor olabilirler. "Bizim Homeros'umuz", ortaçağın Homeros'u ile özdeş değildir, keza "bizim" Shakespeare'imiz ile çağdaşlarının Shakespeare'i de aynı değildir; farklı tarih dönemleri kendi amaçlarına uygun "farklı" birer Homeros ve Shakespeare oluşturmuşlar ve onların metinlerinde, ille de aynıları olmasa da değerli veya değersiz gördükleri unsurlar bulmuşlardır. Bir başka deyişle, bütün edebiyat eserleri, onları okuyan toplumlar tarafından, bilinçsiz olarak da olsa "yeniden yazılırlar"; hatta bir eserin aynı zamanda bir "yeniden yazım" olmayan hiçbir okunuşu yoktur.
Sayfa 28 - Ayrıntı Yayınları
Reklam
"Dilde bir kelime olarak bulunan her şey düşünce için var olur. Bu yüzden dilde, düşüncede olmayan hiçbir kelime yoktur. [...] Dilde düşünülen bir gerçekliğin düşünülmeden yaşanmış bir gerçeklikten daha az gerçek olduğuna inanmak bir hatadır. Hatta insan için bu tam tersi olabilir."
Sayfa 78 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bir anadil olmadığında, anadil artık bir dil olmadığında geriye propaganda dışında bir şey kalmaz.
Sayfa 77 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Kişisel deneyimime dayanarak, aslında Yahudi olmanın, kadın olmak gibi olduğuna, size en azından bunun söylenmesi, size öğretilmesi gerektiğine inanıyorum. Doğrudan bir kimlik değil, aynadan yansıyan değişken bir atanmadır.
Sayfa 70 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Vatanını belirleyen atalarının toprağı değil, anadilidir. Roma'yı kurmak için Latinceye razı olmanın aksine Almancanın New York'ta direnmesi vatanı meydana getirir. Aynı zamanda Arendt bize dille halkı daha radikal bir biçimde birbirinden ayırmayı öğretir. Alman dili ve Alman halkı ne özdeştir ne de herhangi bir şekilde, özellikle politik olarak birleştirilebilir. Savaşın dehşetinden sonra ortaya çıkan başka bir vatan kavramıdır bu: her şeye rağmen Yunan'dan ziyade Romalı ya da çağdaş bir filozofun sınıflandırılmasına göre Heideggerciden çok Arendtçi ve şüphesiz politik olarak güncel bir fikirdir.
Sayfa 70 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Reklam