(…) Yaşamın amacının, mutluluğun sürekli kılınması değil, bilincin yoğunlaştırılması ve arınması, bilginin zenginleştirilmesi olduğunu düşünmeye itebilirdi insanları (…)
Mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek.Tüm şartlandırmaların amacı budur: insanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek."
Atlar altı yaşında olgunlaşıyordu, fillerse on. Oysa bir erkek on üçünde cinsel olarak olgunlaşmamıştır; ancak yirmisine vardığında tam olarak gelişmiştir. Tabii bu nedenle geciken gelişmenin meyvesi, insan zekâsı.