Anadolu halkının bir ruhu vardı, nüfuz edemedin.
Bir kafası vardı, aydınlatamadın.
Bir vücudu vardı, besleyemedin.
Üstünde yaşadığı bir toprak vardı! İşletemedin.
Onu, hayvani duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti.
Ş𝒊𝒎𝒅𝒊, 𝒆𝒍𝒊𝒏𝒅𝒆 𝒐𝒓𝒂𝒌, 𝒃𝒖𝒓𝒂𝒚𝒂 𝒉𝒂𝒔𝒂𝒅𝒂 𝒈𝒆𝒍𝒎𝒊ş𝒔𝒊𝒏.
ɴᴇ ᴇᴋᴛɪɴ ᴋɪ, ɴᴇ ʙɪçᴇᴄᴇᴋꜱɪɴ? ʙᴜ ıꜱıʀɢᴀɴʟᴀʀı, ʙᴜ ᴋᴜʀᴜ ᴅɪᴋᴇɴʟᴇʀɪ ᴍɪ? ᴛᴀʙɪ̇î ᴀʏᴀᴋʟᴀʀɪɴᴀ ʙᴀᴛᴀᴄᴀᴋ.
Burada, bıyıklarını makasla kırptı diye nice fikir ve ümit dolu Türk gencinin kafası taş altında ezildi. Burada, yüzü düşmana dönük, nice vatan mücahitleri savundukları kimselerin eliyle arkadan vuruldu. Burada, milli timsalin, milli bağımsızlık sembolünün yolu kaç defa kesildi ve kaç defa oturduğu şehrin etrafı isyan silahlarıyla çevrildi.