Türk köylüsünün ruhu, durgun ve derin bi sudur. Bunun dibinde ne var? Yalçın bir kaya mı, balçık yığını mı, bir yumuşak kum tabakası mı? Keşfetmek mümkün değildir.
Ve yine Peyami Safa ve yine muhteşem kalemi…
Kendisinin de en beğendiği roman benim de en beğendiğim roman oldu.
Psikolojik çözümlemelerden faydalanarak dönemi yansıtan en iyi romanlardan biri. Toplumsal gerçeklik anlayışından hoşlananların seçmesi gereken bir roman. Öyle ki psikolojiden tut felsefeye hatta felsefen tut toplumsal problemlere kadar uzanan bir anlatım tarzı.
Özellikle son 100 sayfasını sürükleyici bir şekilde okurken aynı zamanda sorgulama içerisine giriyorsunuz bu da çok daha bir güzellik katmış.
Toplumsal problemleri eleştiren romanlar benim için hep ön adımdadır, bu romana tamamıyla eleştirel bazlı roman diyemezsek de aralarına serpilmiş durumda ve böylesi de çok güzel.
“On cahili dokuz alime tercih eden bir sistemde bilginin demagojiye mağlup olmasına şaşar mısınız?”
“ -O halde devletin fert üzerindeki otoritesi de onu geliştirmeli, yok etmemelidir
-Şüphesiz.”
Peyami Safa’nın kalemiyle herkes tanışmalı.