Dik başlı yürüyüşlerin olmalı.
Her aşkı feda edebilecekmiş gibi duran çelik bir kalp taşıyormuş gibi asi, umarsız ve ifadesiz bakışlarla yürümelisin.
Fakat hiç kimse bir yaprağa gözyaşı dökebilecek olmanı anlamamalı. Güçlü ve direngen yürüyüşlerin olmalı.
Gerçek acılarla yetinmeyen kaygılı insan, kendine hayali acılar dayatır; o gerçek dışılığın var olduğu, var olması gereken bir varlıktır; yoksa doğasının talep ettiği azap payını nereden bulacaktı?