Adem Güneş'in kitapları için inceleme yapmayı ne zamandır istiyordum ama oturup da şöyle uzun uzun yazacak vaktim olmuyordu. Bu kitabıyla birlikte artık yazmalıyım dedim. Pedagoji üzerine okumalar yapmaya başlayalı 2 yıl olmuş. Bu süreçte yerli yabancı farklı isimlerden okumalar yaptım ama en çok Adem Güneş'in kitaplarını beğendim. Hem kitapları gayet sade ve anlaşılır bir üslupta yazılmış. Her kesimden insan rahatlıkça anlayabilir. Hem de bizim kültürümüz ve dini değerimizi de göz önünde bulundurarak bakmış meseleye. Yani daha bizden, daha bize hitap eden bir isim olduğunu düşünüyorum..
Ben bu 2 yılda çok şey öğrendim, çok yol kat ettim. Adeta yeniden büyüdüm. Bu okumalar hem kendimi keşfetmemi ve bazı problemlerimi çözmemi sağladı. Zira yaşadığımız çoğu problemin kaynağı çocukluğumuzda gizli, okudukça anne-babalarımızın bizi büyütürken yaptıkları hataları da görüyoruz ve bunları görmek/tespit etmek, kendimizi onarmamız için büyük bir fırsat. Hem de öğrencilerimle, kardeşlerimle ve çevremdeki diğer çocuklarla olan iletişimimi iyileştirmemi sağladı. Toplum olarak bu konuda ne çok eksiğimiz var, farkında olmadan ne hatalar yapıyoruz, okurken bunları çok daha net görüyorsunuz. Hatta artık çevrenizdeki insanların çocuklarla olan iletişimini tahlil etmeye başlıyorsunuz kendi içinizde.. En azından bende öyle oldu. Nerede bir çocuk görsem, ebeveyninin onunla olan ilişkisini değerlendiriyorum kafamın içinde. Aklıma okuduğum bilgiler geliyor. Hımm, burada çocuğa böyle bir tepki vermemeliydi, şöyle şöyle yapmalıydı diyorum veyahut helal olsun, takdir edilesi bir anne/baba, çocukla iletişimi ne kadar güzel diyorum(tabii bu ikinci seçenek çok nadir oluyor ne yazık ki :/).
Peki ben bu serüvene nasıl başladım? Bu alanda okumalar yapmaya nasıl karar verdim..
Annelik dünyanın en