Tek bir kimse yoktu ki gözyaşlarının tuzunu tatmış olmasın, çok sevmekten ya da yeterince sevmemekten dolayı acı çekmiş ve kendinden bir kısmı çok çalışmanın arkasına saklayıp kapatmış olmasın. Ve bir kişi bile yoktu ki, kalbinin o hassas çeperine pişmanlıklardan meşum bir kazık ya da acıların anısına tozlu bir tabela çakılı olmasın.
Bizim çıkışımız ol, Tanrım
Bu cefakâr, engebelerle dolu günün sonunda,
Uzayan gölgelere ve çökmekte olan akşama kadar.
Bu kıpırtılı dünya sakinleştiğinde,
Hayatın ateşi düştüğünde,
Tamamlanacak bizim görevimiz de.