henüz yarılamış olsam da birkaç kelam etmek isterim kitap hakkında. olay örgüsünden ibaret olmayan ağrı, sanrı, sayrı yani yaşam üzerine sekansları olan metinleri seviyorum keza sarıldım çiftliği de öyle. öylesine söylenmiş, herkesin bildiğini bir de benden duyun edasındaki tespitleri bende üzerini örttüğüm hatta içimde örtbas etmeye ant içtiğim bir yerlere tekabül etti. ve muhtemelen altını çizdiğim bir çok yer ile yüzleşmeden kapatacağım kitabı. ama sırtımdaki direğe bir çentik attığı için anlamlı olacak.